Elbette! Elizabeth Kolbert’ın Altıncı Yok Oluş: Doğal Olmayan Bir Tarih (The Sixth Extinction: An Unnatural History) adlı kitabı, insan faaliyetlerinin gezegen üzerindeki yaşamı nasıl tehdit ettiğini ve tarihteki altıncı büyük yok oluş olayını nasıl tetiklediğini inceleyen etkileyici bir eserdir. 2014 yılında yayımlanan bu kitap, bilimsel araştırmaları, saha gözlemlerini ve tarihsel bağlamı birleştirerek hem bilgilendirici hem de düşündürücü bir anlatım sunar. Aşağıda kitabın geniş bir özetini sunuyorum:
Kitabın Temel Tezi
Kolbert, Dünya tarihinde beş büyük kitlesel yok oluş olayının yaşandığını ve şu anda insanlığın, altıncı bir yok oluşu başlattığını savunuyor. Ancak önceki yok oluşların aksine (örneğin, dinozorları yok eden asteroit çarpması gibi doğal felaketler), bu seferki yok oluşun nedeni doğrudan insan faaliyetleri: habitat tahribatı, iklim değişikliği, türlerin yer değiştirmesi, aşırı avlanma ve kirlilik. Kolbert, bu süreci "doğal olmayan" olarak nitelendiriyor çünkü bu yok oluş, bir türün (Homo sapiens) bilinçli ya da bilinçsiz eylemlerinden kaynaklanıyor.
Kitabın Yapısı
Kitap, 13 bölümden oluşuyor ve her bölüm, farklı bir türün ya da ekosistemin yok oluş hikayesini ele alıyor. Kolbert, bilim insanlarıyla yaptığı röportajlar, saha ziyaretleri ve tarihsel örneklerle konuyu derinlemesine işliyor. Anlatımı hem kişisel hem de evrensel bir perspektif sunuyor.
1. Altıncı Yok Oluşun Başlangıcı
Kolbert, girişte Panamalı bir kurbağa türünün (altın kurbağa) hızla yok oluşunu anlatır. Bu tür, bir mantar hastalığı (chytrid mantarı) nedeniyle ortadan kaybolmuştur ve bu hastalığın yayılması, insan eliyle türlerin kıtalar arasında taşınmasıyla ilişkilendirilir. Bu hikaye, kitabın ana temasını özetler: İnsanlar, ekosistemleri doğrudan ya da dolaylı yoldan değiştirerek türlerin yok olmasına neden oluyor.
2. Tarihteki Yok Oluşlar
Kolbert, önceki beş büyük yok oluşu kısaca özetler:
- Ordovisyen-Silüryen Yok Oluşu: Deniz canlılarının çoğunun yok olduğu bir dönem.
- Geç Devoniyen Yok Oluşu: Mercan resifleri ve birçok deniz türünün kaybı.
- Permiyen-Trias Yok Oluşu: "Büyük Ölüm" olarak bilinen, canlı türlerinin %90’ından fazlasının yok olduğu en büyük kitlesel yok oluş.
- Triyas-Jura Yok Oluşu: Dinozorların yükselişine yol açan bir olay.
- Kretase-Paleojen Yok Oluşu: Dinozorların yok olmasına neden olan asteroit çarpması.
Bu tarihsel arka plan, altıncı yok oluşun ölçeğini anlamak için bir zemin oluşturur.
3. İnsanlığın Rolü
Kolbert, insanın gezegendeki etkisini Neandertallerin yok oluşu gibi eski örneklerle başlatır. Daha sonra, modern çağda büyük memelilerin (mamutlar, dev tembel hayvanlar) aşırı avlanma nedeniyle yok olduğunu belirtir. İnsanlar, tarım ve sanayi devrimleriyle birlikte habitatları tahrip etmeye ve karbon salımını artırmaya başladı.
4. Öne Çıkan Türler ve Ekosistemler
Kitapta, yok oluşun farklı yüzlerini gösteren çeşitli türler ve bölgeler ele alınır:
- Mercan Resifleri: Okyanus asitlenmesi ve sıcaklık artışı nedeniyle "beyazlama" yaşayan resifler, biyolojik çeşitliliğin çöküşüne işaret ediyor.
- Amazon Yağmur Ormanları: Ormansızlaşma, birçok endemik türün yaşam alanını yok ediyor.
- Büyük Memeliler: Afrika’daki gergedanlar ve Asya’daki Sumatra orangutanları gibi türler, avlanma ve habitat kaybı nedeniyle kritik durumda.
- Kuzey Kutbu: İklim değişikliği, buzulların erimesi ve kutup ayıları gibi türlerin hayatta kalma mücadelesi.
5. Bilimsel Keşifler ve Tartışmalar
Kolbert, yok oluşu anlamaya çalışan bilim insanlarının çalışmalarını aktarır. Örneğin, fosil kayıtlarını inceleyen paleontologlar ve biyologlar, tür kayıplarının hızını ölçmeye çalışıyor. Ayrıca, "Antroposen" çağını tanımlayan jeologların tartışmalarına da yer verir; bu çağ, insan etkisinin jeolojik bir iz bıraktığı dönem olarak görülüyor.
6. Kitabın Sonu: Umutsuzluk mu, Farkındalık mı?
Kolbert, kitabın sonunda açık bir çözüm sunmaz, ancak insanlığın bu gidişatı değiştirebileceğine dair hafif bir umut taşır. Türleri koruma çabaları (örneğin, gen bankaları ve koruma alanları) devam etse de, yazar, bu çabaların ölçeğinin yetersiz olduğunu ima eder. Kitap, okuyucuyu hem gezegenin kırılganlığı hem de insanlığın gücü üzerine düşünmeye iter.
Temel Mesajlar
- Hız: Altıncı yok oluş, önceki olaylardan çok daha hızlı gerçekleşiyor.
- Sorumluluk: İnsanlar, bu yok oluşun hem faili hem de tanığı.
- Kayıp: Her yok olan tür, ekosistemin bir parçasını ve insanlığın doğal mirasını ortadan kaldırıyor.
Üslup ve Etki
Kolbert’in anlatımı akıcı, kişisel ve bilimsel olarak titizdir. Kitap, hem genel okuyucuya hitap eder hem de derinlemesine bilgi arayanlar için zengin bir kaynak sunar. 2015’te Pulitzer Ödülü’nü kazanması, eserin etkisini ve değerini kanıtlar.
Eğer kitaptan belirli bir bölümü daha detaylı incelememi istersen, lütfen belirt!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder