Risk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Risk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2026-07-02

Empire State Building’e Tırmanan Çift: Aşk, Macera ve Güvenlik Açıkları

Empire State Building’e Tırmanan Çift: Aşk, Macera ve Güvenlik Açıkları

1 Temmuz 2026’da New York’un simgesi Empire State Building’in zirvesine iki kişi tırmandı. Siyah kıyafetli, maskeli bu çift, binanın 1.454 feet (yaklaşık 443 metre) yüksekliğindeki anten direğine (spire) kadar çıktı, barış mesajı içeren bir pankart açtı, nişanlandı ve ardından NYPD’nin gözetiminde indi. Bu olay, sıradan bir tırmanış değil; Angela Nikolau ve Ivan Beerkus’un (Ivan Kuznetsov) imzası niteliğinde bir performansdı. Tırmanışın kendisi en etkileyici kısım değildi; asıl etkileyici olan, bunu nasıl yaptıkları, neden yaptıkları ve ortaya çıkardıkları güvenlik gerçekleriydi.

Kim Bu Çift?

Angela Nikolau (33) ve Ivan Beerkus (32), Rus asıllı “rooftopper”lar (çatı tırmanıcıları). Angela, sirk sanatçılarının kızı ve eski bir jimnastikçi. Ivan ise uzun yıllardır bu tehlikeli hobiyi profesyonel bir kariyere dönüştürmüş biri. Birlikte dört kıtada kuleler, gökdelenler tırmandılar. En dikkat çeken başarılarından biri, Malezya’daki Merdeka 118’in zirvesine çıkmalarıydı (2.227 feet / yaklaşık 679 metre, dünyanın ikinci en yüksek binası).

2024 yapımı Netflix belgeseli Skywalkers: A Love Story, onların hikâyesini anlatıyor. Film, ilişkilerinin tehlikeli tırmanışlarla nasıl iç içe geçtiğini, güven, aşk ve risk arasındaki dengeyi gözler önüne seriyor. Angela’nın sirk kökenli geçmişi, Ivan’ın tecrübesiyle birleşince ortaya inanılmaz görüntüler çıkıyor. Belgeselde kilitleri nasıl açtıkları, personel asansörlerini nasıl kullandıkları, inşaat alanlarında işçi gibi, konut kulelerinde ise sakin gibi davrandıkları görülüyor. Binaların ritmini saatlerce izleyip, güvenlik boşluklarını buluyorlar.

Empire State Building Olayı

1 Temmuz 2026 Çarşamba günü, öğleden sonra Empire State Building’in zirvesinde siyah giysili iki kişi görüldü. Çift, 102. kattaki gözlem güvertesindeki kilitli bir bakım kapağından (maintenance hatch) girerek anten bölgesine erişti. NYPD’ye göre, personel hareketlerini önceden incelemişlerdi. Hiçbir güvenlik ekipmanı olmadan direğe tırmandılar, “When the power of love beats the love of power, the world knows peace” (Aşkın gücü, gücün aşkını yendiğinde dünya barış bilir) yazılı büyük bir pankart açtılar. Öpüştüler ve Ivan, Angela’ya evlenme teklif etti. Angela kabul etti, yüzük parmağında parladı.

Yaklaşık yarım saat zirvede kaldıktan sonra indiler ve NYPD tarafından gözaltına alındılar. Suçlamalar arasında hırsızlık (burglary), pervasızca tehlikeye atma (reckless endangerment), suçlu giriş, vandalizm, hırsız aleti bulundurma ve daha birçok madde var. Mahkemeye çıkarıldılar, bazı kaynaklara göre denetimli serbest bırakıldılar.

Olayın en çarpıcı yanı, ikilinin kendi fotoğraflarını ve videolarını çekip sosyal medyada paylaşmasıydı. Nişan haberi dünya çapında yayıldı. Empire State Building yönetimi ise olayı fırsata çevirdi: Gözlem güvertesini “teklif mekanı” olarak tanıttı, sosyal medyada esprili paylaşımlar yaptı.

Güvenlik Açıkları ve Derin Anlamı

Empire State Building, dünyanın en çok izlenen noktalarından birinde yer alıyor. Metal dedektörleri, çanta kontrolleri, kameralar… Her katman, birinin “içeri girip bir şey çalması” varsayımı üzerine kurulu. Ancak bu çift, sadece “yukarı çıkmak” istiyordu. Sabır, gözlem ve bir kilitli kapakla tüm sistemi aştılar.

Gökdelen güvenliği genellikle yatay eksene odaklanır: Lobiler, ofisler, kiracılar, değerli eşyalar. Dikey eksen — yani “yukarı” yönü — çoğu binada basit bir asma kilit ve varsayımla korunuyor. Bu olay, modern güvenlik sistemlerinin bir paradoksunu gözler önüne serdi: En ikonik binalar bile, motivasyonu “sahip olmak” değil “deneyimlemek” olanlara karşı zayıf kalabiliyor.

Çiftin yöntemi belgeselden aşina: Personel paternlerini öğrenmek, kameralı olmayan asansörleri kullanmak, kıyafet ve davranışla uyum sağlamak. Empire State için de benzer bir hazırlık yaptıkları düşünülüyor.

Kariyerleri ve İçgörüleri

Angela ve Ivan, bir içgörü üzerine kariyer kurdular: Binalar her şeyi korur ama “yukarıyı” pek düşünmez. Bu içgörüyle içerik üretiyorlar. Tehlikeli tırmanışlar, muhteşem fotoğraflar, belgesel ve sosyal medya paylaşımları… Olay sonrası herkes kazandı gibi görünüyor: Çift içerik elde etti, bina reklam yaptı, medya büyük ilgi gördü. Ancak risk gerçek: Bir düşüş, hayatlarını bitirebilirdi.

Eleştirmenler “sorumsuzluk” diyor; romantizm arayanlar ise “eşsiz aşk” olarak görüyor. Gerçek şu ki, bu tür eylemler hem ilham veriyor hem de tehlikeli bir örneklik teşkil ediyor. Güvenlik yetkilileri artık dikey ekseni de ciddiye almak zorunda.

Sonuç: Gökyüzüne Dokunmak

Angela Nikolau ve Ivan Beerkus’un Empire State macerası, sadece bir tırmanış değil. Aşkın, cesaretin, hazırlığın ve sistem boşluklarının hikâyesi. Netflix belgeseliyle zaten tanınan çift, bir kez daha gösterdi ki bazı insanlar için zirve, sadece bir rakım değil; özgürlük, bağlantı ve anlam arayışı.

Barış pankartları, nişan yüzüğü ve New York siluetiyle çekilen kareler viral olurken, asıl soru şu: Bir dahaki sefere hangi bina? Ve güvenlik sistemleri bu “yukarı” tutkusuna nasıl karşılık verecek?

Bu olay, gökdelenlerin sadece mimari harikalar olmadığını, aynı zamanda insan ruhunun sınırlarını test ettiği bir arena olduğunu bir kez daha hatırlattı. Angela ve Ivan ise, tırmanmaya devam edecek gibi duruyor — belki daha da yükseğe.

2024-11-08

SAPS Skoru Kullanım Alanları

SAPS, genel olarak ağır hasta bireylerin bakımında kullanılan bir skorlamadır ve hastanın yoğun bakım ünitesinde (YBÜ) yaşam süresini öngörmek, tedavi planını şekillendirmek amacıyla geliştirilmiştir. "Simplified Acute Physiology Score" (SAPS), Türkçe olarak "Basitleştirilmiş Akut Fizyoloji Skoru" anlamına gelir. 

Bu skor, hastaların akut durumlarını değerlendirirken çeşitli fizyolojik ve laboratuvar değerlerini kapsayan faktörler üzerinden bir puanlama sistemi sunar.

SAPS Faktörleri

SAPS skorlamasında değerlendirilen başlıca faktörler şunlardır:

1. Yaş - Hastanın yaşı ilerledikçe, skorda daha yüksek bir değer alır çünkü yaş arttıkça komplikasyon ve ölüm riski de artar.

2. Vital Bulgular:

Kalp hızı (nabız)
Sistolik kan basıncı
Vücut ısısı
Solunum hızı

3. Laboratuvar Değerleri:

Kan pH’ı - Asidik veya alkali durumu gösterir.
Serum sodyum ve potasyum düzeyleri - Elektrolit dengesini değerlendirir.
Serum kreatinin - Böbrek fonksiyonları hakkında bilgi verir.
Lökosit (beyaz kan hücresi) sayısı - Enfeksiyon veya inflamasyonun göstergesi olabilir.
Hematokrit - Anemi veya dehidrasyon hakkında bilgi sağlar.

4. Hastanın klinik durumu - Akut bir sağlık durumu (örneğin, şok, koma, sepsis gibi) varsa skora eklenir.

5. Diğer Bulgular - Örneğin, hastanın ventilatöre bağlı olması veya başka organ destek tedavilerine ihtiyaç duyması skoru etkiler.

SAPS Skoru Kullanım Alanları

SAPS, yoğun bakım hastalarının ölüm riskini değerlendirmek, hasta gruplarını karşılaştırmak ve klinik araştırmalarda hasta sonuçlarını analiz etmek için kullanılır. 

SAPS’ın geliştirilmiş versiyonları, SAPS II ve SAPS III, daha geniş veri ve hasta grubuna göre uyarlanmıştır. Bu skorlar, hasta durumunu daha doğru bir şekilde değerlendirmek ve klinik kararları desteklemek amacıyla kullanılmaktadır.


2024-10-31

AMORIS (Apolipoprotein-related MOrtality RISk) kohortu nedir?

AMORIS (Apolipoprotein-related MOrtality RISk) kohortu, İsveç'te yapılan ve kan lipitleri, metabolizma ve sağlık arasındaki ilişkileri incelemek amacıyla oluşturulmuş büyük bir gözlemsel çalışma kohortudur. 

AMORIS kohortu, 1985-1996 yılları arasında İsveç’te sağlık kontrolleri için alınan biyokimyasal test sonuçlarından ve bireylerin sağlık verilerinden oluşur. Cohort, Stockholm'deki laboratuvar testlerini kapsamaktadır ve 850.000'den fazla bireyin biyokimyasal verilerini içermektedir. Bu veriler, apolipoproteinler (apoB, apoA1 gibi), kolesterol türleri, glukoz, ürik asit, kalsiyum gibi biyobelirteçleri içerir.

AMORIS Kohortu’nun Amaçları

1. Kalp-Damar Sağlığı Araştırmaları: Kolesterol, apolipoproteinler ve diğer kan lipitleri ile kardiyovasküler hastalık riski arasındaki ilişkiyi incelemek.

2. Metabolik Bozukluklar ve Kanser Araştırmaları: Metabolik biyobelirteçler ile çeşitli kanser türleri arasındaki potansiyel ilişkileri değerlendirmek.


3. Diğer Kronik Hastalıklar: Diyabet, böbrek hastalıkları ve kemik sağlığı gibi diğer kronik hastalıkların metabolik profillerle bağlantılarını araştırmak.

AMORIS Kohortu’nun Özellikleri

Uzun Dönem Takip: AMORIS kohortunda bireyler uzun bir süre takip edilmiştir, bu da uzun vadeli sağlık sonuçlarının incelenmesine olanak tanır.

Büyük ve Çeşitli Popülasyon: Kohort, geniş bir yaş aralığındaki bireyleri ve farklı sağlık durumlarını kapsar.

Kapsamlı Biyokimyasal Veri: AMORIS, çok çeşitli biyobelirteçlerin ölçümlerini içerir, bu da araştırmacılara birçok farklı sağlık ve hastalık durumu üzerinde çalışma imkanı sunar.

Çalışmalar ve Bulgular

AMORIS kohortu, lipit profillerinin yanı sıra diğer biyobelirteçlerin hastalık riskleriyle bağlantılarını ortaya koyan çeşitli çalışmalarda kullanılmıştır. Örneğin, düşük apoA1 ve yüksek apoB seviyelerinin kalp hastalığı riskini artırdığı; yüksek ürik asit seviyelerinin ise diyabet ve böbrek hastalıkları riskini artırabileceği gibi sonuçlar elde edilmiştir.