1979 İran Devrimi Sonrası Üniversitelerin Kapatılması: Kültürel Devrim (Enqelāb-e Farhangi)
1979 İran İslam Devrimi, İran tarihinin en önemli dönüm noktalarından biridir. Şah Muhammed Rıza Pehlevi’nin devrilmesiyle sonuçlanan bu devrim, monarşik ve Batı yanlısı bir rejimi, Ayetullah Ruhullah Humeyni liderliğindeki İslami bir cumhuriyete dönüştürdü.
Halk referandumda Cumhuriyet ve Monarşi diye iki şık beklerken, Monarşi ve İslam Cumhuriyeti adlı iki şık buldu. İkinci şık, dünyada benzeri bulunmayan, devrim sırasında ise tartışılmamış bir sürpriz olarak halkın karşısına çıktı.
Devrimin hemen ardından, özellikle üniversiteler, yeni rejimin ideolojik dönüşümünün ana hedefi haline geldi. 1980-1983 yılları arasında gerçekleşen Kültürel Devrim (Cultural Revolution) kapsamında tüm üniversiteler kapatıldı. Bu süreç, akademik özgürlüğün kısıtlanması, tasfiyeler ve eğitim sisteminin İslamileştirilmesiyle sonuçlandı.
Arka Plan: Devrim ve Üniversitelerin Rolü
1970’lerin sonunda İran’da üniversiteler, rejim karşıtı muhalefetin önemli merkezleriydi. Sol gruplar (komünistler, Marksistler), liberaller, milliyetçiler ve İslami gruplar üniversitelerde örgütleniyordu. Devrim sırasında öğrenciler, Şah rejimine karşı gösterilerde aktif rol aldı. Ancak devrim zafer kazandıktan sonra (Şubat 1979), güç mücadelesi başladı.
Humeyni ve destekçileri, üniversiteleri “Batı etkisinin, komünizmin ve yozlaşmanın kalesi” olarak görüyordu. Humeyni, üniversiteleri “komünistlerin karargahı” diye nitelendiriyordu. Yeni rejim, eğitim sistemini tamamen İslamileştirmek ve Batı tarzı seküler eğitimi ortadan kaldırmak istiyordu. Bu amaçla, üniversitelerdeki sol ve liberal unsurları temizlemek hedeflendi.
Kültürel Devrimin Başlangıcı (1980)
Nisan 1980’de gerilimler zirveye çıktı. Üniversitelerde İslami gruplar ile sol ve liberal öğrenciler arasında çatışmalar yaşandı. Özellikle Tahran Üniversitesi, Tabriz Üniversitesi gibi kurumlarda şiddetli olaylar meydana geldi. Bu çatışmalarda hükümet yanlısı silahlı gruplar (Hezbollahîler) devreye girdi ve ölümler gerçekleşti.
14 Haziran 1980’de Humeyni’nin emriyle üniversitelerin kapatılması süreci resmen başladı.
Kültürel Devrim Konseyi (daha sonra Yüksek Kültürel Devrim Konseyi) kuruldu. Bu konsey, eğitim müfredatını gözden geçirmek, “uygun olmayan” öğretim üyelerini ve öğrencileri tasfiye etmekle görevlendirildi.
Üniversiteler yaklaşık üç yıl (1980-1983) kapalı kaldı. Bazı kaynaklar kapanmanın 1,5 yıl sürdüğünü belirtse de genel kabul üç yıllık bir süreçtir. Bu dönemde:
- Binlerce profesör ve öğretim üyesi işten çıkarıldı veya sürgüne gitti.
- On binlerce öğrenci tasfiye edildi (tahmini 50.000’e yakın öğrenci ve 10.000’e yakın öğretim üyesi etkilendi).
- Müfredatlar baştan yazıldı; İslami dersler zorunlu hale getirildi.
- Cinsiyet ayrımı (karma eğitim yasaklandı) uygulandı.
- Kitaplar sansürlendi, “Batılı” ve “anti-İslami” eserler yasaklandı.
Amaçlar ve Uygulama
Kültürel Devrimin resmi amacı, üniversiteleri “Dini değerlere” uygun hale getirmekti. Batı etkisinden arındırılmış, İktidar ideolojisine dayalı bir eğitim sistemi oluşturulacaktı. Pratikte ise bu, siyasi bir tasfiye operasyonuydu:
- Sol gruplar (Mücahidîn-i Halk, Tudeh Partisi vb.) ve liberaller hedef alındı.
- Bahai inancına mensup öğrenciler ve akademisyenler sistematik olarak dışlandı.
- Yeni rejime sadakat, akademik pozisyonlar için ön şart haline getirildi.
- Üniversite yönetimlerine din adamları ve rejim yanlıları atandı.
Bu süreç sırasında kampüslerde şiddet olayları yaşandı. Öğrenciler direndiği için bazı ölümler ve yaralanmalar oldu. Kapatma, rejimin muhaliflerini bastırma aracı olarak kullanıldı.
Sonuçları ve Uzun Vadeli Etkiler
Üniversiteler 1983’te yeniden açıldığında, büyük değişiklikler meydana gelmişti:
- Akademik Kadro Kaybı: Birçok nitelikli akademisyen ülke dışına kaçtı. Bu, İran’ın bilimsel kapasitesinde ciddi bir düşüşe yol açtı.
- İdeolojik Kontrol: Giriş sınavlarında (Konkor) ve atamalarda ideolojik tarama yapıldı. Öğrenciler ve öğretim üyeleri sürekli gözetim altında tutuldu.
- Cinsiyet Ayrımı ve Sosyal Kontrol: Erkek ve kadın öğrenciler ayrı sınıflarda okutuldu. Basij örgütleri (rejim yanlısı öğrenci milisleri) üniversitelerde güç kazandı.
- Eğitim Kalitesi: Kısa vadede bilimsel üretim geriledi. Özellikle sosyal bilimler ve beşeri bilimler ağır darbe aldı.
Kültürel Devrim, İran üniversitelerini uzun yıllar boyunca rejimin ideolojik aygıtı haline getirdi. Kültürel Devrim Yüksek Konseyi gibi kurumlar hâlâ yükseköğretimi denetliyor.
Tarihsel Değerlendirme
Bu olay, devrim sonrası İran’da yaşanan güç konsolidasyonunun bir parçasıydı. Devrimi destekleyen geniş koalisyon (aydın, sol, liberal kesim) dağıldı ve iktidar yanlıları egemen oldu. Üniversitelerin kapatılması, İran-Irak Savaşı (1980-1988) ile çakışınca toplumun dikkati dağıldı ve tasfiyeler daha kolay uygulandı.
Bugün İran’da üniversiteler hâlâ siyasi gerilimlerin merkezinde. 1999, 2009, 2019 ve 2022 protestolarında öğrenciler ön saflarda yer aldı. Kültürel Devrim’in mirası, akademik özgürlük üzerindeki baskı olarak devam ediyor.
Bu süreç, bir devrimin nasıl kendi çocuklarını yiyebileceğinin, bağnazlık ve iktidar hırsının sınır tanımazlığının klasik örneklerinden biridir.
1979’da özgürlük ve adalet için sokaklara dökülen gençler, birkaç yıl sonra kendi üniversitelerinden dışlandı. İran’ın entelektüel tarihi açısından üniversitelerde bu kapanma, derin ve kalıcı izler bıraktı.
Yaşananlar tanıdık geliyor mu?