2015-02-08

Ivory Tower, (2014)

Ivory Tower'ı 6 Ocak'ta izledim. Çocuğunu ABD'de okutmak isteyenlerin ortamı görmesi açısından mutlaka izlemesi gerekli bir yapıt. 

Yüksek eğitimin sabit kısmı emek, zeka ve hayat yılı olarak bedeli dışında ticari olarak $ bedelinin giderek arttığı ve artık verdiğimiz paranın karşılığını alıyormuyuz sorgulanmanın başladığı bir çağın gelişini gösteriyor. Filmde öğretim üyeleri, veliler ve öğrencilerin görüşlerine yer veriliyor. Onlar da güzel. Gerçekten ABD Üniversitelerinde o kadar protesto oluyor mu bilmiyorum, bana filmin o kısmı biraz abartı geldi.

Benim filmden anladığım, biz kafamızda tam böyle ayıramasak bile, çağımızda bir okulu alt komponentleri ile değerlendirmek gerektiği oldu.

a. Diplomanın marka değeri, Brand name
b. Verdiği eğitimin kalitesi ve içeriği (bunlar parametrik olarak ölçülebiliyor) (Dikey öğrenme, öğrenmenin sonucu)
c. Yatay öğrenme, sosyal öğrenme (Çocukların birbirine katkısı)
d. Ödenen $, süre, emek bedelleri



Bu bağlamda MOOC (Massive Online Open Courses) eski elitist anlayışı kısmen yıkarak, parası olmayan çocuklara bedava dikey öğrenme olanağının yolunu açıyor. MOOC listesini  buradan buldum. Eneteresan olan listede elit kurumların sayısının az olmayışı. MOOC'da bana göre eksik olan, sosyal bir ortam sağlamıyor olması. Ders/kurs seçme zorluğu gerçek okul seçme zorluğundan farksız. Sayısız marka ve okul arasından seçim yapmak gerçekten zor. Ölçme, değerlendirme ve diploma isterseniz yine bir bedel ödenmesi söz konusu oluyor. Devamsızlık oranları gerçek okullara göre oldukça yüksek ve %70-90 arasında. İşverenler MOOC'ları bitirenlere nasıl bakarlar bilemiyorum ama MOOC bitirmiş olmak üniversite girişlerinde avantaj sağlayacak gibi görünüyor.

Sonuç olarak filmde gördüğümüz gibi geleceğin yüksek eğitimi ile ilgili, günümüz kalıpları ile düşünmek yanlış olacaktır.  Future of Higher Education aktif olarak kafa yorulan, kafa yorulması gerekn bir alan.

Uncollege fikri bana yabancı, onuanlamaya çalışıyorum.

Gelecek ile ilgili konuşurken hoşuma giden taraf atıp tutmanın serbest oluşu. Benim dediğim çıksın veya çıkmasın kendimce önceden bir tahmin yapmak istiyorum. Başkalarının fikrini (sebepleri ile birlikte) merak ediyorum.

Yayınlanma: June 13, 2014
Yönetmen:    Andrew Rossi
Studio:    Samuel Goldwyn Company
Çeşidi: Belgesel
Süre:    90 dakika
http://www.imdb.com/title/tt3263520/





2015-01-25

Yağ+karbohidrat...

Yağ, karbohidrat ile bir araya gelince herbirinin tek başına verdiği zarardan çok daha fazlasını veriyor. Yağ + karbohidrat beraber beynin zevk merkezlerini her birinin tek başına uydardığından daha fazla uyarıyor. Dolayısıyla ayarımız kaçıyor. Dur noktamız bozuluyor. Ölümcül lezzetin sırrı, ideal kötülük oranı: %50 Yağ - %50 Karbohidrat.

Örnekleri:
  • Bal + Tereyağı
  • Bal kaymak
  • Baklava
  • Beşamel sos
  • Beurre manié
  • Börek çeşitleri
  • Cheesecake
  • Çiğ börek
  • Çikolata çeşitleri
  • Donat
  • Dondurma
  • Helva (Un, İrmik)
  • Kekler
  • Kremalı sos
  • Kremalı bisküviler
  • Krep çeşitleri
  • Kurabiyeler
  • Lokma
  • Muhlama / Mıhlama / Kuymak
  • Pasta çeşitleri
  • Patates cipsi
  • Patates kızartma
  • Patates püresi
  • Pişi
  • Poğaça
  • Roux
  • Sufle
  • Tereyağlı ekmek
  • Yağda kızarmış ekmek
  • Tahin + Pekmez
  • Yağlı makarna
  • Yağlı pilav

Nereden mı çıktı? Aşağıdaki belgeselden....


BBC.Horizon.Sugar.v.Fat.H264.1280x720.AAC.RMAC paylaşan: i-teach-U