Gözlem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gözlem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2015-04-28

Uykularım - My Sleep Trends

Sleep Time - Uyku saatim



Wake Time Tally - Uyanma saatim



Sleep Duration Tally - Uyku Sürelerim.



Sleep Time Distribution - Uyku Süreleri Dağılımı



Sleep Duration Trend - Uyku Süreleri Trendi



Noisy Hours - Horlama Zamanları



I need 7 hours' of sleep.
7 saat uykuya ihtiyacım var.

I need no trick for getting to sleep.
Uykuya dalmak için özel bir numaraya ihtiyacım yok.

My Favorite Time of the day - Günün Favori Saati:

18:00 O'Clock.

Work Out Time - İş Çıkış Saati

--

Least Favorite Time of The Day - En Sevimsiz Saat:

7:30  Morning Traffic - Metrobüs

--

My Sleeping position - Uyku Pozisyonu

Prone / Side - Yüzüstü - Yan

--

A Perfect Evening - Mükemmel Akşam:

Learning or Dining,
Öğrenme veya Dışarıda Yemek


--

2015-03-31

Robert kolejine kontenjan dışı kayıt


Geçen hafta basın ve çeşitli kanallardan kamuoyuna duyurulan, Robert kolejine kontenjan dışı bir öğrenci alımı haberini bir kısmınız duymuşsunuzdur. Robert kolej konunun hassasiyeti nedeniyle kısa bir açıklama ile yetindi. Robert velisi olarak baskının nereden ve nasıl geldiği konusu beni pek ilgilendirmiyor. Beni ilgilendiren vatandaş olarak, veli olarak işin yaşanan kısmı, işin hakkaniyet kısmı. Bu pencereden baktığımda düşündüklerimi paylaşmak isterim.

Geçen sene sınav senemiz olmasına rağmen kızımızın çalışma sisteminde büyük bir değişiklik olmadan sınavlara hazırlandık. Eşim ve ben çalışma koşulları dolayısıyla, eve geç giden çalışan velileriz. Eve gittiğimizde kızımın ödevlerini bitirdiğini, kitap veya dergi okuduğunu, bir şeyler izlediğini, arkadaşları ile sohbet ettiğini görmek bizi mutlu etti. Dershaneye yazdırdık ama gidip gitmemeyi ona bıraktık. Bir gün gideceğim, ikinci gün gitmeyeceğim dediğinde itiraz etmedik. Anlatmak istediğim, hırs yapmadık, kendisi de hırs yapmadı ama düzgün çalıştı, düzenli çalıştı. Kazanacağımız yer neresi olursa ona razı olduk, hakkımıza razı olduk.

Sınav sonuçları açıklandığında, kızımız iyi bir okula yerleşti. Özel okulların açıkladıkları kuralları öğrendik, başvurumuzu yaptık. Başvurumuz kabul edildi. Bizi bir salona aldılar, en yüksek puandan itibaren okumaya başladılar. Sonuncu öğrenciye gelince salonda olup, kontenjanın dolduğunu öğrenen velileri bir hüzün sardı. Kimisi çocuğunu suçladı, bir soru daha yapsaydın ne olurdu dedi. Kimisi ise iyi bir puan aldığının bilincinde olarak İstanbul’da bulunan diğer iyi okullardan birine kayıt yaptı. Ama kimse okulu suçlamadı. Süreç adil oldu. İlan edildiği gibi işledi. Hakkaniyetli oldu. Hem kayıt olanlar için hem kayıt olamayanlar için önemli olan sistemin dürüst olması idi ve öyle de oldu.

Bu sistem ideal olmasa bile eski Çin’de başlayan Keju adı verilen hakkaniyete dayalı seçimin bir devamıdır. İlan edilen sayıdaki boş kontenjanlar açık arttırmadaki gibi satışa çıkarılıyor. Para birimi olarak sınav puanı kullanılıyor. Soyluluk, tanıdık sahibi olmak, belli bir gruba mensup olmak, para babası olmak bu müzayedede geçmiyor. Dışarıda kalanların tek tesellisi sistemin hakkaniyete dayalı olarak düzgün işliyor olmasıdır. Bizi geleceğe bağlayan umut budur.

Büyük şehirlerimizde bulunan ismi markalaşmış özel ve devlet okullarımızdan mezun olanların bazıları geleceğimizin politikacıları, iş insanları, bilim insanları olacaktır. Robert lisesindeki eğitimde dürüstlük, yardımseverlik, topluma hizmet, eğitim programına entegre bir şekilde yürümektedir. Biz çocuklarımıza çalışarak başarabileceklerini öğrettik. Onlar da çalıştılar.

Kimileri bu gemide ufak bir delik açsak ne olur diyebilir. Onlara şunu söylemek gerekiyor. İçinde seyahat ettiğiniz veya seyahat edeceğiniz gemide delik açmak pek akıllıca bir davranış değildir. Gemide seyahat edenler buna itiraz ederler, etmelidirler. Kimisi ben bir açık buldum o açıktan gireceğim diyebilir. Hepimiz kapısı açık kalmış, penceresi açık kalmış kimi evler görmüşüzdür. Kaçımız bu açıkları kullandı? Anadoluda evinin kapısına sadece bir ip bağlayan ve giden insanlar vardır. O güveni tekrar sağlamalıyız. Hepimizin iyiliği için sistemdeki açıkları kötüye kullananlara hoşgörü göstermemeliyiz. Bu güveni korumak  hepimizin görevi. Çalışarak başarabileceğine inanan "tüm" çocukları hayal kırıklığına uğratmamalıyız.

Saygılarımla,
Nevit Dilmen

http://goo.gl/hI7q93 bu sayfaya kısa link
http://tinyurl.com/ozjvu4o düz metin

2014-08-07

Üsküdar Amerikan Lisesi

Dün Üsküdar Amerikan Lisesinin tanıtımına katıldım. Malum okul seçimleri, veli psikolojisi vs.

İlk dikkatimi çeken hususlar diğer tüm okul tanıtımlarında olduğu gibi biz çok iyiyiz. Siz de bizim iyi olduğumuzu bildiğiniz için buradasınız "tarz" olarak adlanadırabileceğim "duruş". İyi bir tanıtım için güzel bir sunumun grekliliğine ben de inanıyorum. Ancak tanıtımın benim üzerimde etkili olması için alçak gönüllülük ve gerçeğe uyum da önemli.

Aşağıda çıkardığım 2013 Üniversite başarı sınavı göstergeleri açısından bakıyorum okula.


YGS ve LYS'de başarı puanı açısından baktığımızda okul bu listede en son sırada. Aslında başka açılardan bakıldığında durum o kadar kötü değil. Örneğin bu okul TEOG'da ilk 7000'den öğrenci alıyor ancak üniversite sınavında ilk 1000'e %44, ilk 100'e 8 kişi girebiliyor.



Tanıtım sırasında vurgulanan, birebir okul idarecileri ile yaptığım görüşmelerde sık duyduğum biz zor bir okuluz lafını kendi açımdan, veli açısından açmak izstiyorum. 

Veli olarak tabii ki en büyük isteğim çocuğun C seviyesinden A seviyesine çıkması. Sıkıntılardan biri çocuğun TEOG'da iyi bir puan yapmış olması. çocuk açısından da sıkıntılı, okul açısından da sıkntılı veli açısından da sıkıntılı. İyi puan nasıl sıkıntı olabilir? Özetle "zirvede olan yüksekten düşer" diyebiliriz. Çocukları iyi puan yapmış velilerin en büyük beklentisi bir sonraki sınavda daha iyi veya aynı seviyeyi tutturmak. Daha düşük seviyeyi başarısızlık olarak görürler. Başarı ve başarısızlık önceki okula ve çocuğa atfedilebileceği gibi, yeni okula ve çocuğun değişimine atfedilebilir. 

Zor okuluz derken üzerinde durulması gereken noktalar var. Pek çok veli'den bu "zor" olma konuda anektodal bilgiler aldım. Öğretmenlerin ve yöneticilerin pek çok okulda işi kolaylaştırma, öğrenciyi hizaya sokma, burnunu sürtme gibi eğilimleri olabildiği gibi, iyi bir eğitim verme adına gevşek olmamak da gerekir. Kendi öğrenciliğimden, diğer bilgilerden şunu biliyorum. Negatif elektriklenme başladığında öğrenme ve öğretme  hem öğreten hem öğrenen için zor bir süreçtir. Önemli olan negatif elektriklenmelerden uzak durmak. Üsküdar Amerikan toplantısında gördüğüm yöneticilerin aday (daha kaydını okula yaptırmamış erişkin / veli kişiler oluyoruz) kişilere karşı bazı konularda tavizsiz konuşmaları. Özellikle soru/cevap kısmında bu konu kesin (nokta). Bu tarz bir iletişimi devlet okullarında, yabancı misyoner okullarında ve devlet dairelerinde sık görürüz. Açıklamama gerek yok. Hepimizin böyle bir yaşanmışlığı vardır. 

Bu konuda kısa bir tanıtımda okulu haksız bulduğum örnekleri sıralamak istiyorum. 

İntihal ile ilgili tutum. İntihal bildiğiniz gibi bilimsel hırsızlıktır. Bir metnin orijinal olmayışı, başka bir yerde kopyalanışı. Öğrencilerden okulda intihal ile ilgili okuldan atılmaya varan, ciddi cezalar olduğunu öğrendim. FBI kılıklı amcalar veliler ile görüşüyormuş. Bunun ne kadar kötü ve ayıp olduğunu anlatıyormuş. vs. Durun bir dakika. Söz konusu olan lise öğrencilerinden bahsediyoruz. Original research yapan Newton'dan değil.  Kaç kişi hayatında elmanın ağaçtan düştüğünü görüp bunu özgün bir dilde anlatmıştır. Kitapta olmayan hangi metni öğretmenler lise öğrencisinden kabul eder? Mecbur bir yerden alacaklar.  Merak ediyorum lise öğrencisi Shakespear benzeri kendi yazdığı bir metni öğretmenin önüne koyarsa kaç alır acaba? Bu intihal meselesini bir daha düşünmek gerek. Hele ayakkabı kutularıın en yüksek mevkiilerde dolaştığı bir ülkede dürüstlük konusunda çocukların boğazını nekadar sıkmak gerektiğini konusunda bir dengeye ulaşmak gerekir diye düşünüyorum. Link

Dikkatimi çeken empati yoksunluğu örneklerinden biri ise uzun süreden beri var olduğu belli olan bir sorun. Okulda teneffüslerin "5 dakika" olduğu söylendi. Derslikler ise zaman zaman faklı binalarda yapılarda yapılıyormuş.  Normal bir teneffüs (nefes alma + tuvalete gitme + su içme) gibi için bile kısa olan 5 dakikada çocuklar bir binadan diğer bir binaya gidip derse yetişiyorlarmış. Olabilir. Öğretmenler anlayışlı ise, gecikmenin sebebini biliyorlarsa olabilir. Ama durum öyle değilmiş. Bundan dolayı ceza alan öğrenci sayısı azımsanmayacak sayıdaymış. Bunu onlarca kez diyalog konusu olmuş ve çözülmemiş okul idaresinin inadının iyi bir göstergesi olarak gördüm kısa bir tanıtım sırasında. Öğrenciyi bir binadan diğer binaya 5 dakikada yetişme zorunda bırakma ve bundan dolayı ona ceza vermeyi,  "zor bir okuluz" cümlesi ile bir araya getirdiğim zaman kendimi potansiyel veli olarak o öğrenciler gibi öğrenilmiş çaresizlik durumunda hissttim bir anda. 

Okula girerken çocuğa bir kitapçık veriliyor. Buradaki kurallara uymak zorundasın şeklinde. Aslinda bu kitapçığın bir kopyasını tanıtım toplantısında dağıtmak iyi olurdu. Veliler baksın, görsün. Bu kuralları kabul ediyor mu? Bu kuralların uygulandığı bir okulu ister mi? Kural kitapçığı çocuklar okula başladıktan sonra ilk hafta dağıtılıyor. Bu aşamada çocuğa bir seçeneksizlik sunuluyor. O kitapçıktan yazan tüm kuralları gözden geçermek gerekiyor. 

Kural 1
Bu kurala uymak çocuğa yaşamda ve okulda ne kazandıracak?
Bu kurala uymak çocuğa yaşamda ve okulda ne kaybettirecek?
Bu kurala uymamak çocuğa yaşamda ve okulda ne kazandıracak?
Bu kurala uymamak çocuğa yaşamda ve okulda ne kaybettirecek?
Çocuğun bu kurala uymaması öğretmene, okula ne kaybettirecek?
Çocuğun bu kurala uymaması öğretmene, okula ne kazandıracak?
Bu kurala uymak pratikte: Mümkün mü? Zor mu? İmkansız mı?
Okulun bu kurala uymamak için getirdiği ceza orantılı mı?

Kural 2
...
...
...

El kesme, recm gibi kutsal kitapların kuralları bile sorgulanırken bir okulun kurallarını sorgulamayı çok görmemeliyiz. Uyulacak kuralların sayısı pratik olarak olanaklı ve ölçülü mü? Abartılı mı? Toplamda bu kuralların hepsi uygulandığında okula diğer okullara göre ne gibi avantajlar sağlıyor? Öğretmenlere, idareye ne avantaj sağlıyor? 

Örnek olarak kulağıma gelen telefonun zamansız çalması kuralının cezası 3 ay telefona el konulması şeklinde. 

Kural: Okulda telefonu zamansız kullanmak. 
Bu kurala uymak çocuğa yaşamda ve okulda ne kazandıracak? Disiplin öğrenecek. Öğretmene arkadaşlarında saygıyı öğrenecek. 
Bu kurala uymak çocuğa yaşamda ve okulda ne kaybettirecek? Telefonu belli zamanlarda kullanamayacak. 
Bu kurala uymamak çocuğa yaşamda ve okulda ne kazandıracak? Aile ve arkadaşları ile iletişimi canlı tutacak. 
Bu kurala uymamak çocuğa yaşamda ve okulda ne kaybettirecek? Dersi algılaması güçleşecek. 
Çocuğun bu kurala uymaması öğretmene, okula ne kaybettirecek? Öğretmenin dikkatinin dağılmasına yol açacak. 
Çocuğun bu kurala uymaması öğretmene, okula ne kazandıracak? Hiç bir şey. 
Bu kurala uymak pratikte: Mümkün mü? Zor mu? İmkansız mı? Mümkün. 
Okulun bu kurala uymamak için getirdiği ceza orantılı mı? 3 ay cep telefonuna el konulması, kesinlikle bu kural için orantısız bir ceza. 1. ihlalde 1 hafta. 2. ihlalde 2 hafta, 3.'de 4 hafta + veli toplantı orantılı bir ceza. 

Kanımca bütün kuralları velilerin ve pedagogların ve çocuk psikyatristlerinin ve öğretmenlerin ve başka okuldan gelen öğretmenlerin ve okula kayıt yaptırmak isteyenlerin görüşleri alınarak tek tek gözden geçirilmesi gerekiyor.  Ciddi, emek ve maliyet gerektiren bir süreç. Ama gerekli. 

Yeni yönetim anlayışları havuç ve sopa yani ödül ve ceza yöntemleri yerine başka yöntemlerin olası olduğunu göstermiştir. Bu yöntemlerden en bilineni Autonomy / Mastery / Purpose anlayışına dayanmaktadır. Ona ustalık kazandır.  Ona çalışmak isteyeceği onu heyecanlandıran gerçekleştirilebilen iyi bir amaç ver. Kişiyi özür bırak. Yöntemini süresini kendisi ve ekibi belirlesin. İyi puanlar ile okula girmiş çocuklara, iyi olduğunu iddia eden bir okula havuç sopa yöntemini yakıştıramıyorum. 




Yukarıda daha az can sıkan okulları daha üst sıralarda görüyoruz. Belki bir sebebi vardır diye bazen düşünmek gerekir. 

Yaş ağacı eğmek daha kolaydır. İlkokul eğitimi bu açıdan veli, öğretmen ve okul açısından daha kolaydır. Ağaç kurumaya başladıktan sonra ona şekil vermek daha itina daha özen ister. Lise çağını, ergenlik sonrasını bu açıdan ağacın kurumaya, kırılganlaşmaya başladığı bir döneme benzetebiliriz. Bir kaç ağacı kırıp diğerlerini çok güzel yaptık demekde mümkün, hiç birini kırmadan güzel oldu demek de mümkün. 

İTÜ Sözlük: "Aynı zamanda birkaç senedir intihara meyilli gençlerin yuvası olarak Alman lisesi ile beraber anılan lise..."  Polisin bilgisayardan çıkardığı Lara Falay: Okul kötü, insanlar deli gibi bayıyo.2002 lafını iyi incelemek gerekir. Resmi makamlar İkinci intihar Uğur Göğüş için "İntiharın okulla ilgisi yok" dediler. Bu görüşü dile getiren bir psikyatri uzmanı değil, görüş beyanı ise bir araştırmaya dayanmıyor. Çocukların dayanabileceği baskı limitini hesaplamak gerekir. İyi adapte olan çocuklar ile adapte olmayanlar arasında farklar olabilir. Herkes aynı baskıya aynı derecede aynı cevabı verecek kuralı yok. Lara ve Uğur dışında intihar vakaları, aşırı risk alımı sonu şüpheli ölümler basit bir google araması ile bulunabilir. Nevzat Kaan Tuğlu... 

Bireylerin aşırı strese verdikleri yanıt birbirinden farklı olabilmektedir. Aşırı baskı, iletişim kurulan kişilerin empatiden yoksun davranması, öğrenilmiş çaresizliğin bildiğim iki etkisi olabilmektedir. A: Pasifizasyon ve depresyon. Kişi kendi kalıbına çekilir. B: Yaşam paradigmalarının değişimi. B üzerinde durmak istiyorum. Aşırı baskıya maruz kalan, kendini çaresiz hisseden kişilerin bir kısmı: benim mevcut bilgilerim, ayakta kalmak için kullandığım yöntemler, aile gibi sosyal ve parasal destklerimin tamamı yetersizdir ve yanlıştır kanısına varır. Bu kişilerin ideolojisi, sosyal çevresi gibi parametreleri kısa bir dönemde 180 derece değişebilir. Teist iken satanist olabilir. Aileden destek beklerken şeyh'ten hocadan destek arayışına girebilir. Bu aşamayı bu değişimi iyi gözlemlemek gerekir. 




Zor okul kavramını, öğrenciyi zorlama, hayat başarısı, okul başarısı gibi kavramları sistem dışında biri olarak kısa bir tanıtım sonrası edindiğim izlenimler ile birlikte yazmaya çalıştırm. Hırs yapan veliler ve zeki çocukların her tür yaramazlık yolunu kurallar ve kitapçıklar ile kapatan bir okul. İzlenimim budur. 

Sağdan Soldan Alıntıları 

Quotes from  Nedir.net
Her ne kadar bu okuldan ve hocalarindan nefret etsem de egitimine laf ettirmeyecegim okul. 
İcinde tikkysinden tut marjinaline,sapigindan tut aseksueline,kilindan tut az da olsa duzgun insanina kadar her cesit insan bulunduran nefret edilesi okul.
Yarin itibariyle sinav donemi baslayacak olan anamizi aglatacak okul.
Bu tarz okullarda okurken nefret edilir ama mezun olununca da cok özlenir.
Öğrencilerini çeşitli yollardan bir şekilde ruh hastası veya anarşist yapmayı başarmış, ota boka isyan etmemi sağlamış okul. %90 ının tikky olduğu fakat bunu alsa kabul etmeyeceği ; bahçesi sevilesi okulum.bazı hocaları gereksiz kompleksli. sınav haftasında sokar. mezun olunca herkes özlüyormuş, görecez bakalım.
Muduru harika mudur yardimcilari ise igrenc okul.
Arada bir kıl hocalar çıkar ve T-shirt'ündeki bir harf yüzünden eve gönderebilirler.

Quotes from Ekşi:
"intihar edeni hiç bir şekilde yargılamamak lazım. zira üsküdar amerikan'da okudum, intiharlarıyla meşur bir okul. güçsüz, bencil, hayatla baş edemeyen insanlar olarak tanımlanıyor intihar eden insan. benim için bir nevi bu dünyaya fazla gelen insanlar. kimseyi "güçsüz" diye yargılamak haddime değil. vakti zamanında bu şekilde de düşünmüşlüğüm vardır. 

her insan için bazı şeylerle baş etme durumu farklıdır, güçlü/güçsüz olmakla alakası yok bunun. bu saatten sonra intihar eden insanı yargılayacak halim de yok zaten. ama işte her şey o kadar kolay değil, o kadar basit değil." 07.08.2013 01:15 slade junkie

İşine geldiği zaman "amerikan okulu" işine gelmediği zaman ise "milli eğitime bağlı" olan, öğrencileri giderek kendinden soğutan ve 2008 itibarı ile kendisini özlemeyecek bir dönem mezun edecek okulum.04.11.2007 20:36 ~ 20:37 blackworld 

Öğrencilerini harcamaktan çekinmeyen bir okul. 02.05.2005 12:45 ohh jim 

Tüm öğrencilerin, öğretmenlerin başı sağolsun.. 01.05.2005 20:23 xeyn

Yasaklarıyla ünlü bir okul.  02.10.2004 22:42 fiore

Üsküdar Amerikan Lisesi Kimlik Tablosu (2014)
Kuruluş 1876
Ülke Türkiye
Şehir Bağlarbaşı Vakıf Sok. No:1 34664 Üsküdar İstanbul
Türü Yabancı Dille Eğitim Veren Özel Lise
Müdür Funda Cüceloğlu
Eğitim dili Türkçe/İngilizce/ (Fransızca/Almanca/İspanyolca(seçmeli))
Resmî sitesi www.uaa.k12.tr 

Bakılası önemli link, gerçekten önemli tıklayın bakın. 



  1. http://www.nytimes.com/2015/04/26/sunday-review/push-dont-crush-the-students.html 

2014-05-21

Bilfen Nasıl Bir Okul. Bilfen İlköğretim maceramız

2006 yılında kızım ilkokula başladığı yıl idi. Birçok okul gezdik. Daha önce devlet okulu olsa da olur diyorduk. Hazırlık sınıfında örgenci sayısı göreceli olarak az olan bir okula kayıt yaptırdık. Müdür yardımcısı, okul ihtiyaçlarımızı karşılayamıyoruz, bağış yapma şansınız var mı diye sordu. Bizde ne kadar dedik, önerdiği oranda bağışta bulunduk. Ne yazık ki sınıf öğretmeni çocuklar ile pek ilgilenmiyordu. Tuvaletler gerçekten pisti. Kış ortasında bir gün çocuk bugün çok üşüdüm dedi. Olanları araştırmaya gittiğimde yakıt ödeneği olmadığından kaloriferi yakmadıklarını öğrendim. Neyse parası vereyim size yakıt alın yakıt gelince bana verirsiniz dedim. Maalesef öyle olmuyor dediler. Para kasaya girdikten sonra çıkma şansı yokmuş. Firmadan isteyin sonra ödersiniz, öneri üstüne öneri kaloriferler 1 hafta sonra yanmaya başladı. Devletin ve memurların işi yürütme biçimi işlerin ters gitmesine neden oluyordu. Umudu kestim. Özel okula verelim dedim eşimle. Araştırmaya başladık. Şu okul kötü, burada eğitim kötü, bu okul cemaatin. Görüşmelere, okul gezmelerine gittik. Kimisi gerçekten eğitimden anlamıyordu. Kimisi çözümsüzlük içinde çözümsüzlük.  Kimisi umursamaz biçimde bizi burnu havada karşıladı. Okullar içinde Bilfen öne çıktı. Çamlıca Bilfen ücreti yüksek görünse bile bu işten anladığı izlenimini veriyordu. Ders dışı olanakları da iyiydi. eskrim, okçuluk, yüzme, kaya tırmanışı, buz pateni, seramik, vs.. yok yoktu. Karar verdik, yazdırdık. Birinci sınıfta veliler ve sınıf öğretmenlerimiz, müdür yardımcımız gerçekten iyiydi. Yalnız yüzme hayal kırıklığı oldu. 3-4 haftada bir göstermelik bir yüzme seansı yapılıyordu.


Bilgisayar dersi de benim beklediğim gibi değildi. Sınıf öğretmenimizin yarattığı pozitif ortam sonraki senede sürdü. Spor işinde seçmelerin keyfi kriterlere göre yapıldığını gözlemledim.  Türkiye koşulları için normal dedim. Bilgisayar ile yaptığımız projeleri bilgisayar öğretmeni değerlendirmeye bile almayınca kendim görüşmeye gittim. Karşımda konuyu çok iyi bildiğini düşünen, diyaloğa kapalı birini buldum. Bir sunum hazırlayıp müdür ile paylaşayım dedim. Müdür ile görüşmek başbakan ile görüşmekten bile daha zor. 3-4 randevu iptalinden sonra sonunda başka bir ekip ile görüştürüldüm. Bu arada yeni sınıf öğretmeni ile sorunlar vardı. Müdür yardımcısı gebe olduğu için 10.5-11 de gelip 2'de 3’te çıkıyordu. Rehber öğretmen müdür yardımcısının bütün işlerini yapıyordu. İşler düzgün gitmiyordu. Öğretmen değişimi teklifini götürdük. Kabul edilmedi. Veli istemi ile öğretmen değişimi olmuyormuş. Ya okul değiştirecektik, ya kalacaktık. Fiyatı biraz düşük olan Bilfen Koşuyolunu düşündük. Öğrenci sayısı daha azdı. Havuzu yoktu ama Çamlıcadaki  havuzda göstermelik olmaktan öteye gitmiyordu. Paramız ile rezil olacağımıza değişikliğe karar verdik. Kalsak sorunlu öğretmen ile devam edecektik. Okul değiştirsek ertesi sene yeni öğretmen, yeni okul daha iyi veya daha kötü çıkabilirdi. Risk aldık ve iyiki almışız. Yeni öğretmenimiz ve okulumuz iyi çıktı. Burnundan kıl aldırmayan eski bilgisayar öğretmeni, 1-2 sene sonra ayrıldı. Bilgisayar öğretiminden umudumu kestim. Resim, sanat, spor aslında çok umurlarında değildi. Bunu net olarak anladık. Bunlar özellikle birinci sınıfta kayıt sırasında kullanılan birer pazarlama aracı idi. Büyük çocuklar ve öğretmenler sergiler için, küçüklerin resimlerini düzeltiyordu. Çocuklardan özgür ifade değil show için uygun  eserler üretmesi isteniyordu. 8. Sınıfa doğru yaklaşırken  diğer yan derslerin hepsi iptal edilmeye başlandı. Müfredat ağırlıklı bir program uygulanıyordu. Öğretmenler çocuklar için özet çıkarıyor. Öğretmenleri Whatsapp’tan, web’den ders yapıyor gece gündüz sınav hazırlığı yapılıyordu. Beslenme ile ilgili beklediğimizi de bulamadık.  Karbonhidrat ağırlıklı bir beslenme yapılırken kalori hesabı ve ölçüsü kaçıyordu. Glisemik endeksi yüksek besinler veriliyordu. Bu konuda da doğrusu muhatap bulamayınca uğraşmaktan vazgeçtim. Spor işine gelince sporun çocuğun beyinsel gelişimine pozitif katkı yaptığını anlatamadım. Spor, okul için saf zaman kaybı olarak algılanıp sınav için fiziksel aktivitesiz zihinsel aktiveler yapıldı.  Spor müfredat dışı olduğundan sınav için gerekli görünmüyordu. Spor saatleri iptal edilip yerine matematik Türkçe gibi dersler konuluyordu. Spor adına hafta sonları bir şeyler yapmaya çalıştık.


Sınavlar yaklaştıkça birde dershaneye başladık. Haftada 2 gün dershane vardı. Ancak ağır geleceğini düşündük. Hangisine gitmek istersen gidebilirsin dedik çocuğa. 1 gün yeter dedi. Bizde olur dedik. 8. yıl böylece oldukça  yoğun geçti. 7. yıl matematik öğretmenimiz pek iyi değildi. Matematikten özel ders almaya karar verdik. 8. yıl fen öğretmeni de iyi değildi. Allahtan okul zamanından fark edip 2. ayda fen öğretmenini  değiştirdi. Birinci sınavda 2 din, 1 fen yanlışı çıktı. Yılın geri kalanı azim, çalışkanlık, destek, ikinci sınav full geçti. Hayat sınavlardan ibaret değildi. Yalnız sistemimiz sınavı önemli kılıyor. Sınav geçince çocuklarda rahatladı, bizde. Spor faaliyetleri ve sanat akademik çalışma nedeniyle geri plana düşmüştü. Belki önümüzdeki aylarda ve yıllarda bunlara biraz daha zaman ayırabiliriz. Bilfen’de geçirdiğimiz 8 seneyi özetlersek bu okul sınav için hazırlanmayı biliyor diyebiliriz. Resim, spor ve diğer faaliyetler için aynı şeyleri söylemek mümkün değil. Çamlıca'da zaman zaman diyalog kuracak birini bulmakta zorluk çektik. Kalabalık bir okul. Ancak Koşuyolu daha küçük, sempatik bir okul, daha insani, diyaloğa daha açık bir okul. Ödev konusunda yapılan araştırmaları dikkate almadıkları, dengede aşırı ödeve kaçtıkları olmuştur.  Aşırı ödev tükenmişlik eşiğine getirebilmektedir.  Araştırmalar az ödevin ve aşırı ödevin olumsuz etkilerini gösteriyor. Çok ödev her zaman daha yüksek başarı demek demek değil.


Biz o grup verlilerden miyiz tam bilemiyorum ama bazı velilerin aşırı baskısı öğretmen baskısı ile birleşince çocuklar çocukluğunu yaşayamıyordu zaman zaman. Velhasıl bu dönem bitti. Artık yeni bir dönemdeyiz.
Unutmadan, defter, kitap satışları bildiğiniz gibi ticari, pahalı ve dışarıdan alınmaması için her tür numara  var. Örneğin İngilizce bir kitabı BilKid'den değil Amazon’dan almak istedim. Baskısı tükenmiş eski bir kitap olduğunu öğrendim. Eskiliğinden dolayı piyasada yokmuş. O kadar eski.  Herhalde piyasada kalan en sonuncuları alıp bize sattılar. Böyle numaralar da var. Bilginiz olsun. Bazen modern bazen şark zihniyeti. Son dakika aklıma geldi, bir de sinema klübü var. Sinema öğretmeni yaptığımız CD'yi açamadı. Böyle şeyler de yaşadık. Böyle bir öğretmen çocuğa video editing'i nasıl öğretsin? Kendisi CD açamıyor. Açmak için bilgisayar öğretmenini çağırıyor. Özet ile ilk gittiğimiz okul ile karşılaştırılmaz bile. Çizdikleri tablo yaptıkları reklamdaki gibi mükemmel mi? Hayır! Müfredat iyi gerisi show, balon.

2009-09-23

Antakya Arkeoloji Müzesi

Antakya'ya yeni bir seyahat sırasında Antakya Arkeoloji müzesindeki eserlere ne kadar kötü bakıldığına şahit oldum. Mozaiklerin çoğu aşırı güneş ışığına maruz bırakılmış durumda. Dört sene öncesi ile karşılaştırdığımda aşırı solmuş durumda idiler. Ayrıca Antakya arkeoloji müzesinin Âsi nehrinin tam kenarında inşa edilmiş olması onca eseri sel felaketi tehdidi ile yüz yüze bıakıyor. Eserler bulundukları yerden alınırken daha iyi koşullarda bakılmayı haketmiyorlar mı?