2026-01-07

ASPM Geni: Beyin Gelişimi, Evrim ve Hastalıklarla İlişkisi

ASPM Geni: Beyin Gelişimi, Evrim ve Hastalıklarla İlişkisi

ASPM geni (tam adı: Abnormal Spindle-like Microcephaly-Associated), insan genomunda 1. kromozomun q31 bölgesinde yer alan önemli bir gendir. Bu gen, hücre bölünmesi sırasında mitotik iğ (spindle) oluşumunda kritik rol oynayan bir proteini kodlar. ASPM proteini, özellikle gelişmekte olan beyinde nöral progenitör hücrelerin (sinir hücrelerinin öncülleri) düzenli bölünmesini sağlar. Bu proteinin eksikliği veya bozukluğu, ciddi nörogelişimsel bozukluklara yol açabilir. ASPM, Drosophila (meyve sineği)deki "abnormal spindle" (asp) geninin homologudur ve evrimsel olarak korunmuş bir işleve sahiptir.

ASPM Geninin İşlevi

ASPM proteini, hücre bölünmesi (mitoz) sırasında mikrotübüllerin organizasyonunu düzenler. Özellikle:

  • Mitotik iğ kutuplarının doğru konumlanmasını sağlar.
  • Nöral progenitör hücrelerin simetrik bölünmesini teşvik ederek, beyindeki nöron sayısını artırır.
  • Wnt/β-katenin sinyal yolunu olumlu yönde düzenleyerek nörogenezi (sinir hücresi oluşumu) destekler.

Bu protein vücudun birçok hücresinde bulunmasına rağmen, beyin gelişiminde özellikle kritik öneme sahiptir. Erken embriyonik dönemde nöral progenitör hücrelerin bölünme düzlemini kontrol ederek, serebral korteksin (beyin kabuğunun) büyüklüğünü belirler. Fare ve ferret modellerinde ASPM'nin knockdown'u (işlevinin azaltılması), beyin hacminde önemli azalmalara neden olur – örneğin ferretlerde %40'a varan küçülme gözlenir.

ASPM Mutasyonları ve Primer Mikrosefali (MCPH5)

ASPM genindeki mutasyonlar, otozomal resesif primer mikrosefalinin (MCPH) en yaygın nedenidir. MCPH5 olarak bilinen bu durum:

  • Doğumdan itibaren belirgin küçük kafa çevresi (>3 SD aşağıda),
  • Beyin hacminde azalma (yaklaşık %50-70 küçülme),
  • Değişken derecede zihinsel engel ve gelişim gecikmesiyle karakterizedir.

Bugüne kadar 160'tan fazla farklı ASPM mutasyonu tanımlanmıştır; çoğunluğu protein kısaltıcı (truncating) mutasyonlardır ve proteinin işlevini tamamen veya kısmen ortadan kaldırır. Bu mutasyonlar, nöral progenitör hücrelerde hücre döngüsünü bozar, erken nöron farklılaşmasına yol açar ve progenitör hücre havuzunu tüketir. İlginç olarak, mutasyonlar beyin dışındaki hücreleri daha az etkiler; bunun nedeni, nöral hücrelerin ASPM'ye daha duyarlı olmasıdır.

Klinik olarak:

  • Hastalarda genellikle nöbetler görülmez veya nadirdir.
  • Beyin MRG'sinde simplified gyral pattern (basitleşmiş kıvrım deseni) gözlenir.
  • Zeka seviyesi hafif ila ağır engel arasında değişir, ancak bazı vakalarda normal gelişim milestones'ı korunur.

ASPM mutasyonları, dünya genelinde MCPH vakalarının %40'ını oluşturur; özellikle akraba evliliklerinin yaygın olduğu popülasyonlarda (örneğin Pakistan, Türkiye) daha sıktır.

ASPM ve İnsan Beyninin Evrimi

İnsan beyni, son 2-3 milyon yılda üç kat büyümüştür (yaklaşık 400 cm³'ten 1350 cm³'e). Bu büyüme, dil, soyut düşünme ve karmaşık bilişsel yeteneklerin evrimiyle ilişkilendirilir. ASPM geni, bu evrimsel süreçte önemli bir rol oynadığı düşünülen genlerden biridir.

2000'lerin başındaki çalışmalar (Zhang 2003; Evans ve Lahn 2004):

  • İnsan soyunda ASPM'nin pozitif seleksiyona (adaptif evrim) uğradığını gösterir.
  • İnsan-şempanze ayrımından sonra gen sekansında hızlanmış amino asit değişiklikleri tespit edilmiştir.
  • Bu değişiklikler, beyin büyümesini teşvik eden fonksiyonel modifikasyonlara işaret eder.

Ancak tartışmalar vardır:

  • Bazı araştırmalar, seleksiyonun beyin büyümesinden önce başladığını ve başka işlevlerle (örneğin üreme) ilişkili olabileceğini öne sürer.
  • Yeni alellerin (örneğin 5800 yıl önce bir varyant) IQ ile ilişkisi bulunmamıştır; yani ASPM doğrudan "zeka geni" değildir.
  • Fare modellerinde mutasyonlar hafif mikrosefali yaparken, insanlarda dramatik etki gösterir – bu, insan beyninin evrimsel hassasiyetini vurgular.

Sonuç olarak, ASPM insan serebral korteksin genişlemesinde katkıda bulunmuş olsa da, beyin evrimi çok genli ve çevresel faktörlerle şekillenmiştir (örneğin FOXP2, SRGAP2 gibi diğer genler de rol oynar).

ASPM ve Kanser

ASPM, birçok kanserde aşırı eksprese (upregüle) olur:

  • Glioma (beyin tümörü) ve hepatoselüler karsinomda yüksek seviyeler gözlenir.
  • Kanser hücrelerinde proliferasyonu artırır, metastaz ve nüks riskini yükseltir.
  • 2024'te meme kanseri üzerine bir çalışma, ASPM'nin yüksek ekspresyonunun kötü prognozla ilişkili olduğunu ve taxane tedavisine yanıtı öngörebileceğini göstermiştir.

Bu, ASPM'nin hücre bölünmesindeki rolünden kaynaklanır; kanser hücreleri bu proteini "kaçırarak" hızlı çoğalır.

Son Gelişmeler (2024-2025)

  • 2024'te Çin'de bir vaka çalışması, yeni ASPM varyantlarını bildirmiştir.
  • Meme kanseri kohortlarında ASPM'nin biyobelirteç potansiyeli araştırılmıştır.
  • Genel olarak, ASPM'nin nörogelişimsel bozukluklar dışındaki rolleri (kanser, yetişkin nörogenez) üzerine odak artmaktadır.

ASPM geni, hücre bölünmesinden beyin evrimine uzanan geniş bir yelpazede kritik öneme sahiptir. Mutasyonları nadir olsa da, insan bilişinin genetik temellerini anlamada anahtar rol oynar. Gelecek çalışmalar, bu genin terapötik hedef olarak potansiyelini aydınlatabilir.

Hiç yorum yok: