Yıldız Çalışanınızı Kaybetmenin En Garantili Yolu: Kötü Performansı Ödüllendirmek
Kurumunuzdaki en yetenekli, en bağlı ve gerçekten ileriye taşıyan insanları kaybetmenin en kesin yolu nedir biliyor musunuz?
Cevap acıtır ama nettir: En düşük performansı gösterenleri ödüllendirmek ve terfi ettirmek.
Liyakat, ofis politikalarına, kişisel yakınlıklara veya “kıdem yılına” yenik düştüğü anda, masadaki en çalışkan insanların güveni telafisi çok zor bir yara alır. Yüksek performanslı profesyoneller zorluktan, uzun mesailerden veya krizlerden korkmaz. Onların asıl dayanamadığı şey adaletsizliktir.
Adaletsiz bir terfi, o kişiye sadece “pozisyonu kaybettin” demez. Çok daha yıkıcı bir mesaj verir:
“Burada emeğinin ve ürettiğin değerin görünürlüğü yok.”
Bu mesajı alan profesyonel önce otonomisini kaybeder, sonra zihnen sistemden kopar. İstifa mektubu ise sadece bir zaman meselesi haline gelir.
Araştırmalar da bunu net şekilde doğruluyor. Gallup ve benzeri büyük ölçekli çalışmalar, çalışanların işten ayrılma kararında “adalet algısı”nı en kritik faktörlerden biri olarak gösteriyor. İnsanlar çoğunlukla şirketi değil, adaletsiz yöneticileri ve inançlarını yitirdikleri kültürleri terk ediyor. McKinsey ve diğer yönetim araştırmaları da yüksek potansiyelli çalışanların, liyakatsiz terfiler sonrası “psikolojik olarak çekildiğini” ve performanslarının hızla düştüğünü ortaya koyuyor.
Kötü performans gösterenleri politik becerileri yüksek diye terfi ettirmek, sadece bir kişiyi yanlış yere konumlandırmak değildir. İçerideki güveni ve kültürü kökünden sarsar. Gerçek başarıyı, şeffaflığı ve vizyonu ödüllendiren bir sistem kurmak ise en iyi yetenekleri elinizde tutmanın tek sürdürülebilir yoludur.
Peki asıl kırılma noktası nedir?
Sizce yıldız bir çalışanı kurumdan asıl koparan şey, o adaletsiz terfi kararı mıdır, yoksa üst yönetimin bu süreçte sergilediği tutarsız ve açıklamasız iletişim midir?
Yorumlara yazın.
Deneyimlerinizi duymak isterim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder