2026-08-30

Ürdün çöllerindeki “Big Circles” (Büyük Daireler) nedir?

Ürdün’deki “Big Circles” hakkında güncel ve ayrıntılı bilgi toplamak için araştırma yapıyorum.Ürdün çöllerindeki “Big Circles” (Büyük Daireler), havadan bakıldığında neredeyse kusursuz görünen, alçak taş duvarlardan oluşmuş devasa dairesel yapılardır. Bu yapılar arkeoloji literatüründe bu isimle anılır ve uzun süredir hem belgelenme hem de yorumlama açısından gizemini korumaktadır. Aşağıda mevcut bilimsel veriler, tarihlendirme sonuçları ve işlev tartışmaları özetlenmektedir.

Keşif ve belgeleme tarihi

Bu yapılar modern anlamda ilk kez 1920’lerde, Transjordan (bugünkü Ürdün) üzerinde uçan İngiliz pilotlar tarafından fark edildi. Lionel Rees gibi isimler, havadan çekilen erken arkeolojik fotoğraflarda “neredeyse kusursuz daireler” olduğunu not etmişti. Yerden bakıldığında ise çoğu zaman sadece dağınık taş sıraları gibi görünürler; biçimleri ancak havadan netleşir.

Asıl sistematik belgeleme, David Kennedy’nin öncülüğündeki çalışmalarla gerçekleşti. Aerial Photographic Archive for Archaeology in the Middle East (APAAME) 1978’de kuruldu; Aerial Archaeology in Jordan (AAJ) projesi ise 1997’den itibaren düzenli uçuşlarla devam etti (Robert Bewley ve Ürdünlü ortaklarla). Yüksek çözünürlüklü hava fotoğrafları ve uydu görüntüleri sayesinde yapılar detaylı biçimde kaydedildi, konumları haritalandı ve bazıları yerinde incelendi. Kennedy ve ekibi, bu “yeni tip” yapıları arkeoloji camiasına daha görünür kıldı.

Boyut, sayı ve dağılım

Çoğu daire yaklaşık 400 metre çapındadır (yaklaşık 220–455 m aralığında örnekler vardır). Bu, çevrenin 1,2–1,4 km’yi, alanın ise 12 hektarı aşması demektir. Duvarlar genellikle yerel taşlardan/kaba kayalardan inşa edilmiş, yüksekliği birkaç on santimetreden bir metreye kadar değişir; çoğu yerde birkaç taş sırası hâlâ ayaktadır. Orijinal olarak genellikle kapı/açıklık bulunmaz; içeri girmek için duvarın üzerinden atlamak gerekir. Bazılarında sonradan bozulmalar, modern yollar veya tarla izleri görülür.

Ürdün’de 12 kesin (veya 11 fotoğraflanmış + 1 kısmen tamamlanmamış) örnek tespit edilmiştir. Bunların sekizi batı-orta Ürdün’de (Wadi el-Hasa ile Shara yamacı arasında), dördü Azraq Vahası’nın hemen kuzeyinde kümelenir. Suriye’de (Homs yakınları) en az bir benzer yapı belgelenmiştir; bazı eski uydu görüntülerinde yok olmuş örnekler de vardır. Türkiye’de benzer iddialar geçse de ana literatür Ürdün ve Suriye üzerine yoğunlaşır. Mısır’da “Big Circles” tipi yapılara ilişkin güçlü arkeolojik kanıt bulunmamaktadır; sosyal medyada bazen karıştırılan diğer taş yapılar (örneğin çöl “kites” veya “wheels”) farklı kategorilerdir.

Yapım tekniği nispeten basittir: Yerel taşlar kullanılır. Kennedy’ye göre bir düzine kişi birkaç günde veya bir haftada bir daireyi tamamlayabilir. Ancak neredeyse kusursuz daire biçimi için en azından basit bir “mimar” (örneğin bir direğe bağlı uzun iple merkezden işaretleme) gerekir; arazinin engebeli olduğu yerlerde küçük sapmalar görülür.

Tarihlendirme: J4 ve lüminesans sonuçları

Uzun süre kesin mutlak tarih yoktu. Yüzey buluntuları (çanak-çömlek vb.) Kalkolitik–Erken Tunç Çağı’ndan Roma dönemine kadar geniş bir aralığa işaret edebiliyordu; bazı dairelerin Roma yolları tarafından kesilmesi, en azından Roma öncesi olduklarını gösteriyordu. Umayyad dönemi (661–750 CE) av tuzağı hipotezi gibi daha geç tarihler de öne sürülmüştü.

2023’te yayımlanan (Geoarchaeology dergisinde) bir çalışma ilk mutlak tarihleri verdi. Sahar al-Khasawneh ve meslektaşları (Fawzi Abudanah, Warren Thompson, Andrew Murray), güney Ürdün’deki J4 dairesinden alınan beş kayanın gömülü yüzeylerine kaya yüzeyi lüminesans tarihlemesi (rock surface luminescence dating) uyguladı. Kayalar inşa edilmeden önce yeterli gün ışığına maruz kalmış (lüminesans sinyali sıfırlanmış), ardından gömülmüştü. Üç kaya, birbirinden ayırt edilemeyen sonuçlar verdi: son gün ışığına maruz kalma MÖ 1500 ± 100 (yaklaşık 3500 yıl önce). Bu, daire inşasının Geç Tunç Çağı’na denk geldiğini güçlü biçimde gösterir. Diğer iki kaya daha genç yaşlar verdi; bu da sonradan bozulma veya yeniden kullanıma işaret eder. Sonuçlar, Umayyad av tuzağı hipotezini çürütür.

Bu tarihleme yalnızca J4 için geçerlidir; diğer dairelerin de aynı döneme ait olup olmadığı henüz test edilmemiştir. Yine de en az bir örneğin Geç Tunç Çağı’nda, yaklaşık 200 metrelik yarıçapla oldukça düzgün biçimde inşa edildiği artık fiziksel kanıtla sabittir.

İşlev: Hâlâ bilinmiyor

Duvarlar savunma için fazla alçaktır. Hayvan ağılı/koruma alanı hipotezi de zayıftır: Duvar yüksekliği yetersizdir, içeride ağıla özgü yapılar yoktur ve bu kadar geometrik kesinlik hayvan tutmak için gerekli değildir. Bazı dairelerde kenarlarda sonradan eklenmiş tümsekler (cairn) görülür; bunlar muhtemelen orijinal işlev kaybolduktan sonra yapılmıştır.

Önerilen yorumlar arasında şunlar yer alır:

  • Tören veya ritüel toplantı alanları,
  • Toplulukların (özellikle pastoral/göçebe grupların) periyodik buluşma yerleri,
  • Pastoral faaliyetlerle bağlantılı mekânsal işaretleyiciler veya toplanma noktaları,
  • (Daha zayıf) seyahat güzergâhlarıyla (örneğin sonradan Hac yolu) ilişkili dinlenme/toplanma alanları.

Suriye örneğinde, çevredeki verimli havzaya panoramik bakış imkânı sunması dikkat çekmiştir; ancak genel bir açıklama yoktur. Bölgedeki diğer taş yapılarla (desert kites – av tuzakları, wheels – tekerlek biçimli geoglifler, pendants vb., Bedevilerce “Eski Adamların İşleri” diye anılan kompleks) aynı manzaranın parçası olsalar da Big Circles ayrı bir kategori oluşturur.

Sonuç ve açık sorular

Elimizde, yaklaşık 3500 yıl önce insanların Ürdün çölünde, çevresi bir kilometreyi aşan dev geometrik daireler inşa ettiğine dair somut kanıt vardır. İnşa edenlerin kimliği (yerel pastoral topluluklar mı, daha organize bir grup mu?), tam amacı ve diğer dairelerin tarihleri hâlâ kesin değildir. Hava arkeolojisi sayesinde varlıkları belgelenmiş, J4’ün tarihlenmesiyle zamansal çerçeve netleşmiştir; ancak yerinde sistematik kazı ve ek tarihlendirme çalışmaları sınırlı kalmıştır. Modern tarım, yol ve yerleşim baskısı bazı yapıları tehdit etmektedir.

Bu yapılar, Orta Doğu’nun çöl manzaralarında hâlâ çözülmemiş büyük ölçekli insan faaliyetlerinin en çarpıcı örneklerinden biridir: Basit malzemeyle, ama dikkat çekici planlama ve emekle oluşturulmuş, işlevi bilinmeyen dev daireler.

Hiç yorum yok: