3 kez kadro açtılar, yine hekim bulunamadı: Hayati branşlar yine boş kaldı
ÖSYM’nin 14 Eylül 2026’da açıkladığı 2026-TUS 1. Dönem Uzmanlık Dalı Değişikliği Yerleştirme Sonuçları, Türkiye’de hekimlerin bazı kritik uzmanlık alanlarına yönelik ilgisizliğini bir kez daha net biçimde ortaya koydu. Uzmanlık dalı değişikliği için açılan 1.508 kontenjanın yalnızca 46’sı doldu; kontenjanların yaklaşık yüzde 97’si boş kaldı. Pediatri, aile hekimliği, genel cerrahi, acil tıp, çocuk cerrahisi ve kadın hastalıkları ve doğum gibi hayati branşlar yine doldurulamadı.
Bu tablo, ana yerleştirme ve ek yerleştirmenin ardından üçüncü kez aynı branşların tercih edilmemesi anlamına geliyor. TTB eski Merkez Konseyi Başkanı Dr. Beyazıt İlhan’ın ifadesiyle: “Boş kalan yerler boş kalmaya devam ediyor. İlk kontenjanlar açıldığında bu branşlar boş kaldı, ek yerleştirmede de boş kaldı, branş değişikliğinde bile halen boş kalıyor. Yani 3 kez ilan edilmiş, üç kez tercih edilmemiş demektir. Buradaki problemlerin bilimsel olarak ele alınması lazım.”
Sayılarla çarpıcı tablo
En ağır tablo çocuk sağlığı ve hastalıklarında (pediatri) görüldü. Açılan 456 kontenjandan yalnızca 8’i doldu; yaklaşık yüzde 98,2’si boş kaldı. Aile hekimliğinde 256 kontenjanın 11’i doldu, 245’i boş kaldı. İstanbul’daki bazı eğitim ve araştırma hastanelerinde durum daha da dramatikti: Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 34 kontenjanın sadece 1’i, İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 23 kontenjanın tamamı boş kaldı.
Genel cerrahide 192 kontenjanın yalnızca 3’ü, acil tıpta 127 kontenjanın 4’ü, çocuk cerrahisinde 92 kadronun 1’i, kadın hastalıkları ve doğumda 90 kontenjanın 1’i doldu. Birçok hastanede (İstanbul, Ankara, İzmir ve diğer illerde) acil tıp, pediatri, genel cerrahi ve aile hekimliği kontenjanlarına hiç yerleşme olmadı. Beyin ve sinir cerrahisi gibi diğer cerrahi alanlarda da benzer boşluklar dikkat çekti.
Bu veriler, son yıllardaki TUS yerleştirmeleriyle tutarlı. Ana TUS dönemlerinde de pediatri, genel cerrahi, çocuk cerrahisi, acil tıp ve kadın doğum gibi branşlarda doluluk oranları düşük seyrediyor; dermatoloji, plastik cerrahi, göz hastalıkları, radyoloji gibi daha az riskli ve daha öngörülebilir alanlar ise neredeyse tamamen doluyor.
Neden tercih edilmiyor?
Uzmanlar ve hekim örgütleri, bu tercihsizliğin arkasında yapısal sorunlar olduğunu vurguluyor. Yoğun hasta yükü, sık ve ağır nöbetler, fiziksel yorgunluk, malpraktis (hatalı tıbbi uygulama) davaları riski, sağlıkta şiddet olayları, performans baskısı ve özlük haklarının yetersizliği öne çıkan nedenler arasında.
Cerrahi ve pediatri gibi alanlar, uzun eğitim süreleri, yüksek sorumluluk, acil müdahale gerekliliği ve hasta/hasta yakını ile yoğun iletişim gerektiriyor. Bu da hem mesleki riski hem de yıpranmayı artırıyor. Buna karşılık hekimler, daha az mesleki risk taşıyan, daha öngörülebilir çalışma düzeni sunan, şiddet riski düşük ve gelir açısından avantajlı branşlara yöneliyor. TTB Başkanı Prof. Dr. Alpay Azap’ın daha önceki değerlendirmelerinde de benzer noktalar dile getirilmişti: Ana branşların tercih edilmemesi uzun vadede ciddi bir halk sağlığı sorunu yaratacaktır.
Türk Pediatri Kurumu gibi meslek örgütleri de yenidoğan ve çocuk yoğun bakım yan dallarındaki doluluk oranlarının çok düşük kaldığına dikkat çekerek, “Bu gidişle çocuk doktoru bulmakta zorlanacağız” uyarısında bulunuyor.
Sistemsel riskler ve çözüm ihtiyacı
Bu tablo, yalnızca “tercih sorunu” değil; sağlık sisteminin sürdürülebilirliği açısından alarm niteliği taşıyor. “Gelecekte çocuklarımıza kim bakacak, ameliyatları kim yapacak?” sorusu artık retorik olmaktan çıkıp somut bir endişeye dönüşüyor. Kontenjan açmak tek başına yeterli olmuyor; hekimlerin bu alanlara yönelmesini sağlayacak çalışma koşulları, hukuki güvence, ücret politikası ve şiddetle mücadele gibi unsurların iyileştirilmesi gerekiyor.
Dr. Beyazıt İlhan’ın vurguladığı gibi, sorunların bilimsel ve rasyonel biçimde ele alınması, tercih edilmeyen branşların nedenlerinin araştırılması ve teşvik mekanizmalarının geliştirilmesi şart. Aksi halde, hayati branşlardaki hekim açığı büyümeye devam edecek ve toplumun temel sağlık hizmetlerine erişimi risk altına girecek.
2026-TUS 1. Dönem uzmanlık dalı değişikliği sonuçları, mevcut politikaların ve çalışma koşullarının hekim tercihlerini nasıl şekillendirdiğini bir kez daha gösterdi. Boş kalan kadrolar, sistemin kendini yenilemesi gerektiğine dair güçlü bir işaret.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder