Optimum Denge Modeli (ODM): Akıl, Emek, Yürek ve Denge Üzerine Bir Yaşam Felsefesi
Günümüz insanı, aynı anda hem daha başarılı hem daha huzurlu olmak isterken; tam da bu ikisinin arasında sıkışıp kalıyor. Sürekli hızlanan hayat, performans baskısı, belirsizlik ve duygusal yükler bireyi ya aşırı hırsa ya da felç edici bir kaygıya sürüklüyor. İşte Optimum Denge Modeli (ODM), bu sıkışmışlığa karşı geliştirilen özgün ve yerli bir yaklaşım olarak dikkat çekiyor.
Türkiye’de Tamer Dövücü tarafından geliştirilen ODM; felsefe, psikoterapi, sistem düşüncesi ve kişisel gelişimi ortak bir potada eritiyor. Modelin temel iddiası şu:
İnsan, doğrusal değil; kaotik ama düzen arayan bir sistemdir.
Bu nedenle insanı “mutluluk”, “başarı” ya da “iyi olma” gibi tekil hedeflerle açıklamak mümkün değildir. Önemli olan, bu karmaşık sistem içinde optimum dengeyi kurabilmektir.
ODM, maksimumu değil; sürdürülebilir, vicdanlı ve huzurlu olan optimumu hedefler.
Kaos İçinde Denge: ODM’nin Sistem Yaklaşımı
ODM, hayatı lineer bir ilerleme olarak değil, kaotik bir sistem olarak ele alır. Kaos burada düzensizlik değil; çok sayıda değişkenin etkileşimiyle ortaya çıkan, kendi içinde örüntüler barındıran bir yapıdır. Kaos teorisinin temel önermesi şudur:
Basit sistemler bile yeterince karmaşıklaştığında öngörülemez davranır; fakat bu karmaşanın içinde gizli bir düzen vardır.
İnsan zihni, duyguları, bedeni ve sosyal ilişkileri tam olarak böyle çalışır. ODM’nin amacı, kaosu yok etmek değil; kaos içinde denge kurabilme becerisini kazandırmaktır.
ODM’nin Çekirdeği: Akıl, Emek, Yürek ve Denge
Optimum Denge Modeli dört temel unsur üzerine kuruludur. Bu unsurlar hiyerarşik ama birbirine bağımlıdır.
1. Denge – Modelin Kalbi
Denge, ODM’nin merkezinde yer alır. Çünkü sistemler doğası gereği güçlü olanın lehine çalışır. Eğer denge yoksa, unsurlardan biri baskın hâle gelir ve sistem bozulur.
- Akıl baskınsa: Aşırı analiz, kararsızlık, hareketsizlik
- Emek baskınsa: Tükenmişlik, mekanikleşme
- Yürek baskınsa: Duygusal savrulma, sınır kaybı
ODM, “en iyisi”ni değil, “en uygunu” arar. Optimum denge; huzurdan vazgeçmeden ilerleyebilme hâlidir.
2. Yürek – Vicdan ve İç Pusula
Yürek, insanı insan yapan unsurdur. Vicdan, etik duyarlılık ve merhamet burada yer alır. Yürek olmadan elde edilen başarı, içsel bir boşluk ve huzursuzluk yaratır.
Tarih bunun sayısız örneğiyle doludur. Hedef odaklılık, akıl ve emekle birleştiğinde büyük atılımlar yaratabilir; fakat yürek dışlandığında sonuç insanlık dışı olabilir. Mao’nun “Büyük İleri Atılım” politikası bu duruma sık verilen örneklerden biridir: Rasyonel hedefler, vicdansız bir uygulamayla milyonlarca insanın acı çekmesine yol açmıştır.
ODM’ye göre:
Başarıyı meşrulaştıran şey sonuç değil, vicdandır.
3. Akıl – Esnek ve Arınmış Muhakeme
Akıl, ODM’de salt zekâ değil; tarafsız, veriye dayalı ve esnek düşünme kapasitesidir. Amigdalanın (beynin korku merkezi) yönettiği irrasyonel tepkilerin farkına varıp, zihni arındırmayı gerektirir. Bu yönüyle Budist felsefedeki “zihin arınması” kavramıyla benzerlik taşır.
Ancak akıl da tek başına sorunludur:
- Aşırı aktif akıl → “İnce eleyip sık dokuma”, erteleme, felç
- Özellikle anksiyete eğilimlilerde → Hareket edememe
Başarı odaklı kişiler ise aynı aklı farklı kullanır:
- Riskleri küçümser
- “Hallederiz” yaklaşımıyla ilerler
ODM, aklı bastırmayı değil; dengeye almayı öğretir.
4. Emek – Bilgiyi Hayata Geçirmek
Emek, bilmenin yapmaya dönüşmesidir. Ustalık, disiplin ve süreklilik burada yer alır. Akıl ve emek birleştiğinde başarı ortaya çıkar; fakat yürek eklenmezse bu başarı ruhsuz olur.
ODM’de emek kutsaldır ama kör değildir. Emek, anlamla birleştiğinde değerlidir.
Yapabilmek ve Olmak
Akıl “bilmek”, emek “yapmak”tır.
Bu ikisi yürekle birleştiğinde ortaya çıkan şey yalnızca başarı değil; olma hâlidir.
ODM’nin dördüncü modeli tam olarak bunu anlatır:
İnsanın hem yapan hem olan bir varlık hâline gelmesi.
Başarı ve Anksiyete: Kelebek Şeklinde Bir İnsan Haritası
ODM, insan psikolojisini klasik kare veya doğrusal modellerle değil, kelebek şeklinde bir haritayla açıklar. Bu yaklaşım kaos teorisinden ilham alır.
Dört ana çekici (attractor) vardır:
- Hırs
- Korku
- Hissizlik
- Huzur
Sistem, zamanla bu çekicilerden birine doğru sürüklenir.
Başarı Karesi
- Hırs ve hedef odaklılık baskındır
- Riskler küçümsenir
- Yürek dışlanırsa yıkıcılık başlar
Anksiyete / Depresyon Karesi
- Korku ve hissizlik öne çıkar
- Akıl felç edici hâle gelir
- Hareket azalır
Kaos teorisine göre başlangıç koşulları belirleyicidir:
- Güvenli çocukluk → huzur ve başarıya birkaç adım önde başlama
- Kaygılı çocukluk → döndürmesi zor döngüler
Psikoz ise ODM’de, zihnin kaotik çekiciler arasında kontrolsüz savrulması olarak ele alınır.
Hırs: Düşman Değil, Yanlış Yönetilen Bir Güç
ODM, hırsı şeytanlaştırmaz. Sağlıklı hırs gelişimi ve ilerlemeyi tetikler. Sorun, hırsın dengeyi bozmasıdır. Yürekten kopmuş hırs yıkıcıdır; dengedeki hırs ise yaratıcıdır.
Halka Çekici ve Kelebek Etkisi
“Halka çekici” kavramı, bireyin bu dört çekici arasında dönmesini ifade eder. Küçük bir farkındalık, küçük bir kabul; tıpkı kelebek etkisinde olduğu gibi büyük sonuçlar doğurabilir.
İnsan haritası kare değildir; dönüşen, titreşen ve yaşayan bir yapıdır.
Şefkat, Kabul ve Yolculuğun Kendisi
ODM’de değişim aceleyle olmaz. İlk adım kabuldür. Sonra farkındalık gelir. Kendine şefkat, kişinin kendi ihtiyaçlarını ciddiye alabilmesidir.
“Yakayı bırakmak” metaforu, sürekli kendini yargılamaktan vazgeçmeyi anlatır. Hayatın sadece iyi taraflarını değil; acıyı, eksikliği ve belirsizliği de kabul etmek gerekir. Kurtulacak bir şey yoktur; yaşanacak bir bütün vardır.
ODM kişiselleştirilmiş bir süreçtir:
- Herkesin yapısı farklıdır
- Herkesin hızı farklıdır
- Herkesin yolu kendinedir
“BEN”i önceliklendirmek bencillik değil, farkındalıktır.
Sonuç: Optimum Olanda Bilgelik
Optimum Denge Modeli’ne göre mutluluk; başarıdan vazgeçmek değil, huzurdan kopmadan ilerleyebilmektir. İnsanlığını kaybetmeden başarılı olabilmek bilgeliktir.
Maksimumu değil, optimumu seçmek;
Vicdanlı, dengeli ve şefkatli bir yaşamı mümkün kılar.
Bu yola girenlere düşen tek şey şudur:
Kendinize zaman tanıyın.
Keşif devam ediyor. Kaçmadan, bastırmadan, şefkatle ilerleyin. 🌹
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder