2026-10-18

Kalıtsal Meme Kanseri Riskiyle İlişkili Genler: Yüksek ve Orta Derecede Risk Artışı

Kalıtsal Meme Kanseri Riskiyle İlişkili Genler: Yüksek ve Orta Derecede Risk Artışı

Meme kanseri, kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biridir. Vakaların büyük çoğunluğu sporadik (rastlantısal) olsa da, yaklaşık %5-10’u kalıtsal (herediter) kökenlidir. Bu kalıtsal formlar, DNA onarımı, hücre döngüsü kontrolü veya tümör baskılayıcı işlevlerde görev alan genlerdeki patojenik (zararlı) varyantlardan kaynaklanır.

Bu genler, penetranslarına (mutasyon taşıyıcılarında kanser gelişme olasılığına) göre yüksek risk ve orta derecede artmış risk olarak iki gruba ayrılır. Yüksek penetranslı genlerde yaşam boyu meme kanseri riski genellikle %40-80’in üzerine çıkarken, orta penetranslı genlerde bu risk %20-40 aralığında kalır. Risk tahminleri aile öyküsü, spesifik varyant, cinsiyet ve çevresel faktörlere göre kişiselleştirilir. Burada yer verilmeyen daha az rastlanan ailevi genler mevcuttur. 

Yüksek Risk Genler

Bu genlerdeki patojenik varyantlar, meme kanseri riskini belirgin şekilde artırır ve çoğu zaman belirli sendromlarla ilişkilidir. Yönetimde yoğun tarama (erken yaşta US + mamografi + meme MR), risk azaltıcı cerrahi (profilaktik mastektomi) ve bazı durumlarda, kemoprevensiyon ve sistemik tedavi seçenekleri (örneğin PARP inhibitörleri) gündeme gelir.

  • BRCA1
    Homolog rekombinasyon (HR) DNA onarım yolunda kritik rol oynar. Taşıyıcılarda yaşam boyu meme kanseri riski %55-72 (bazı çalışmalarda %60-80), over kanseri riski %39-58 civarındadır. Özellikle üçlü negatif meme kanseri (TNBC) ile güçlü ilişki gösterir. Erken yaşta (genellikle 50 yaş altı) ortaya çıkar; kontralateral meme kanseri riski de yüksektir. Ashkenazi Yahudi toplumunda kurucu mutasyonlar daha sıktır.

  • BRCA2
    BRCA1 gibi DNA çift zincir kırık onarımında görev alır. Meme kanseri riski %45-69, over kanseri riski %13-29’dur. Kadın ve erkek meme kanseri riskini artırır; erkeklerde meme kanseri riski belirgin şekilde yükselir. Ayrıca pankreas, prostat ve melanom riskiyle de ilişkilidir. Tümörler daha sık östrojen reseptörü (ER) pozitif olabilir, ancak TNBC de görülebilir.

  • PALB2
    BRCA2’nin ana bağlanma partneridir ve HR onarımında kritik rol oynar. Yaşam boyu meme kanseri riski %33-58 (bazı kohortlarda BRCA2’ye yaklaşır) olarak tahmin edilir. Aile öyküsü olanlarda risk daha yüksek olabilir. Tümör alt tipleri BRCA2’ye benzer; hem ER-pozitif hem TNBC görülebilir. Pankreas ve düşük düzeyde over kanseri riski de artar. Günümüzde yüksek risk kategorisinde değerlendirilir.

  • TP53
    Li-Fraumeni sendromuna (LFS) yol açar. Hücre döngüsü kontrolü ve apoptozda anahtar rol oynayan p53 proteinini kodlar. Kadınlarda meme kanseri riski %40-80’in üzerine çıkabilir ve genellikle çok genç yaşta (30 yaş altı) ortaya çıkar. Soft-tissue sarkom, osteosarkom, beyin tümörleri, lösemi ve adrenal korteks kanseri gibi birçok kanser türüyle ilişkilidir. Yaşam boyu herhangi bir kanser riski kadınlarda %90’ın üzerindedir. Radyoterapiye duyarlılık nedeniyle mümkünse meme koruyucu cerrahi + radyasyon yerine mastektomi tercih edilir.

  • PTEN
    PTEN hamartom tümör sendromu (Cowden sendromu) ile ilişkilidir. Yaşam boyu meme kanseri riski %40-85 aralığındadır. Makrosefali, tiroit kanseri, endometrium kanseri, gastrointestinal hamartomlar ve cilt bulguları (trikilemmom, papillom) tipik klinik özellikler arasındadır. Erken yaşta meme kanseri görülebilir.

  • CDH1
    E-kaderin proteinini kodlar. Özellikle lobüler meme kanseri ile ilişkilidir. Yaşam boyu meme kanseri riski %40-60 civarındadır. Aynı zamanda kalıtsal diffüz mide kanseri sendromunun ana genidir; bu nedenle mide kanseri riski de yüksektir ve proflaktik gastrektomi tartışılabilir.

  • STK11
    Peutz-Jeghers sendromuna neden olur. Meme kanseri riski %32-54’tür. Karakteristik mukokutanöz pigmentasyonlar (dudak, ağız içi, parmaklarda lekeler) ve gastrointestinal hamartomatöz polipler tipiktir. Ayrıca gastrointestinal, pankreas, over ve serviks kanseri riskleri artar.

Orta Derecede Artmış Risk Genler

Bu genlerdeki varyantlar riski 2-4 kat artırır (yaşam boyu risk genellikle %20-40). Yönetimde genellikle yoğun tarama (meme MR dahil) ön plandadır; risk azaltıcı mastektomi daha seçici olarak (güçlü aile öyküsü varsa) değerlendirilir.

  • ATM
    DNA hasar yanıtında önemli bir kinazdır. Heterozigot taşıyıcılarda meme kanseri riski yaklaşık %20-30’dur (özel varyantlarda daha yüksek olabilir). ER-pozitif tümörlerle daha sık ilişkilidir. Pankreas kanseri riski de hafif artabilir. Homozigot mutasyonlar Ataksi-Telenjiektazi sendromuna yol açar.

  • CHEK2
    Hücre döngüsü kontrol noktası kinazıdır. Meme kanseri riski %20-40 aralığındadır; aile öyküsü olanlarda risk daha yüksektir. Genellikle ER-pozitif tümörlerle ilişkilidir. Bazı varyantlar (örneğin c.1100delC) Avrupa kökenli popülasyonlarda daha sıktır. Kolorektal kanser riskiyle de zayıf ilişki bildirilmiştir.

  • BARD1
    BRCA1 ile etkileşen bir proteindir. Özellikle ER-negatif / üçlü negatif meme kanseri riskiyle ilişkilidir. Genel meme kanseri risk artışı orta düzeydedir (%17-30).

  • RAD51C ve RAD51D
    Homolog rekombinasyon yolunda RAD51 paraloglarıdır. Meme kanseri riski orta düzeyde artar (%17-30); özellikle ER-negatif ve TNBC ile ilişki daha belirgindir. Over kanseri riski de anlamlı şekilde yükselir (RAD51C için %10-15, RAD51D için %10-20).

  • NF1
    Nörofibromatozis tip 1 ile ilişkilidir. Kadınlarda meme kanseri riski %20-40 civarındadır ve genellikle 50 yaş öncesinde artmış risk görülür. Kötü prognozlu tümörlerle ilişkilendirilmiştir.

Klinik Önem ve Yönetim

  1. Genetik test kime önerilir?
    Genç yaşta (<50) meme kanseri, üçlü negatif tümör, bilateral meme kanseri, erkek meme kanseri, ailede meme + over/pankreas/prostat kanseri öyküsü veya bilinen aile mutasyonu durumunda genetik danışmanlık ve panel testi (çoklu gen paneli) önerilir. NCCN kılavuzları yüksek penetranslı genler (BRCA1/2, PALB2, TP53, PTEN, CDH1, STK11) için net test kriterleri belirlemiştir.

  2. Risk yönetimi

    • Yüksek risk genler: 25-30 yaşından itibaren yıllık meme MR + mamografi, risk azaltıcı mastektomi ve over için risk azaltıcı salpingo-ooferektomi (BRCA, PALB2) tartışılır.
    • Orta risk genler: Yoğun tarama (MR dahil) genellikle yeterlidir; cerrahi karar bireyselleştirilir.
    • TP53 taşıyıcılarında radyasyondan mümkün olduğunca kaçınılır.
    • PARP inhibitörleri BRCA1/2 ve bazı HR eksikliği olan tümörlerde (PALB2 dahil) etkili olabilir.
  3. Aile taraması
    Patojenik varyant saptandığında birinci derece akrabalar (çocuk, kardeş, ebeveyn) test edilmelidir. Kalıtım otozomal dominanttır; her çocuk %50 olasılıkla miras alır.

Sonuç

Tabloda listelenen genler, kalıtsal meme kanseri riskinin geniş spektrumunu yansıtır. BRCA1 ve BRCA2 en bilinenleri olsa da, PALB2, TP53, PTEN, CDH1 ve STK11 gibi yüksek penetranslı genler ile ATM, CHEK2, BARD1, RAD51C/D ve NF1 gibi orta penetranslı genler de klinik olarak anlamlıdır. Günümüzde çoklu gen panelleri sayesinde bu genlerin tamamı tek bir testte değerlendirilebilmektedir.

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır. Kişisel risk değerlendirmesi, genetik danışmanlık ve güncel kılavuzlar (NCCN, ESMO vb.) ışığında uzman hekim tarafından yapılmalıdır. Erken tanı ve risk azaltıcı stratejiler sayesinde kalıtsal yatkınlığı olan bireylerde kanser gelişimi önemli ölçüde azaltılabilmekte veya erken evrede yakalanabilmektedir.

Hiç yorum yok: