Balonun Öğrettikleri
Bir gün bir çocuğum olursa, ona en pahalı oyuncakları almak yerine sık sık balon alırım.
Çünkü bir balon, bazen uzun uzun anlatılan hayat derslerinden daha fazlasını öğretir.
Balon ona, hayatta yükselmek için sadece büyük olmanın yetmediğini; hafif olmayı da bilmek gerektiğini anlatır. Kibir, öfke ve gereksiz yüklerle dolu bir insan yükselemez. Hafifleyen ise rüzgârın bile dostu olur.
Bir balon ona, en sevdiğimiz şeylerin bazen hiçbir uyarı vermeden yok olabileceğini de öğretir. Hayat her zaman bir neden sunmaz. Kimi zaman suçlu da yoktur. Bu yüzden sevgiyi yaşarken kıymet bilmeli ama hiçbir şeye kendimizi tamamen teslim etmemeliyiz. Çünkü aşırı bağlılık, kaybettiğimizde bizi de parçalar.
En önemli ders ise şudur:
Bir şeyi çok sevmek, onu sıkıca sahiplenmek değildir. Sevgi, nefes alacak kadar özgürlük bırakabilmektir. Bir balonu avuçlarınızın arasında ne kadar sıkarsanız, sonunda patlar. İnsan ilişkileri de böyledir. Fazla kontrol, fazla sahiplenme, fazla baskı... Bir süre sonra sevginin kendisini yok eder.
Ve hayatın belki de en acı gerçeği...
Bir insanı gözünüzde olduğundan çok daha fazla büyütürseniz, onu kusursuz sanırsanız, bütün mutluluğunuzu ona bağlarsanız; gün gelir o balon da patlar. O patlayan sadece balon değildir. Kırılan, sizin hayallerinizdir. Acıtan ise balonun parçaları değil, beklentilerinizdir.
Belki de bu yüzden sevmeyi öğrenirken, özgür bırakmayı da öğrenmeliyiz.
Çünkü gerçek sevgi, sıkıca tutmakta değil; zarar vermeden yanında durabilmektedir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder