2025-02-16

Prof. Dr. M. Orhan Öztürk'ün Sorma-Bilme Dürtüsü ve Girişim Duygusu Nasıl Yok Ediliyor? başlıklı kitabı

Prof. Dr. M. Orhan Öztürk'ün Sorma-Bilme Dürtüsü ve Girişim Duygusu Nasıl Yok Ediliyor? başlıklı kitabı, bireylerin merak ve girişimcilik duygularının nasıl bastırıldığına dair psikolojik, toplumsal ve eğitimsel bir analiz sunmaktadır.

  1. Sorma-Bilme Dürtüsü ve Kökenleri: İnsanların doğuştan gelen bir merak ve bilme arzusuna sahip olduğu, bunun çocukluk döneminde özellikle belirginleştiği ve bilişsel gelişimde kritik bir rol oynadığı vurgulanır. Çocukların özellikle 3-5 yaş arasında sorma ve keşfetme eğilimleri yüksek olur, ancak çevresel faktörler bu dürtüyü bastırabilir.

  2. Toplumda Sorma-Bilme Dürtüsünün Bastırılması: Osmanlı ve modern Türkiye'de bilim ve merak eksikliğinin tarihsel nedenleri ele alınır. Geleneksel eğitim sistemlerinin ezberciliği teşvik ettiği, çocuklara sorgulamanın öğretilmediği, bilimsel merakın zayıflatıldığı vurgulanır.

  3. Girişim Duygusunun Gelişimi ve Engellenmesi: Çocukluk döneminde bireyin bağımsızlık kazanması için girişim duygusunun desteklenmesi gerekir. Ancak, aile baskısı, otoriter eğitim ve toplumsal korkular bu duygunun gelişimini engeller. Özellikle cezalandırılma korkusu, ayıplanma ve aşırı kontrol, girişimciliği köreltir.

  4. Sünnet Geleneği ve Psikolojik Etkileri: Yazar, erkek çocukların sünnet edilme sürecinin psikanalitik açıdan girişim duygusunu ve cinsel kimlik gelişimini nasıl etkileyebileceğini tartışır. Sünnetin çocuklarda iğdiş edilme korkusuna yol açabileceği ve bunun uzun vadede kişilik gelişimi üzerinde etkili olabileceği ifade edilir.

  5. Eğitim ve Merak Duygusunun Bastırılması: Türkiye’de eğitim sisteminin ezberci ve sorgulamayı teşvik etmeyen yapısı eleştirilir. Öğrencilerin sorgulama yerine bilgi aktarmaya ve ezberlemeye yönlendirildiği belirtilir. Bilimsel araştırmalara ilginin az olmasının kökenleri bu sistemde aranır.

  6. Çözüm Önerileri: Yazar, çocuk eğitiminde merakı teşvik eden yöntemler geliştirilmesi gerektiğini, sivil toplum kuruluşlarının bu konuda sorumluluk almasını, dini eğitimin ve ibadetin Türkçeleştirilmesi gerektiğini ve sünnet yaşı ile ilgili bilimsel araştırmaların artırılmasını önerir.

Sonuç olarak, kitap, bireylerin özgür düşünebilmesi ve bilimsel meraka sahip olabilmesi için çocukluk dönemindeki eğitim ve toplumsal yapının önemini vurgulamakta, Türkiye’deki mevcut sistemin bu gelişimi nasıl engellediğini ele almaktadır.

Hiç yorum yok: