Sicilya Vesperleri: 1282’de Charles d’Anjou’ya Karşı Kanlı Bir Ayaklanma ve Akdeniz’in Değişen Dengesi
1282 yılının 30 Mart günü, Palermo’nun hemen dışında Kutsal Ruh Kilisesi’nin avlusunda Paskalya kutlamaları sürerken, Sicilya tarihinde dönüm noktası niteliğinde bir olay patlak verdi. Charles d’Anjou’nun 16 yıldır süren zorba yönetimi altında ezilen ada halkı, bir Fransız askerinin sarhoş saldırısıyla başlayan isyanı kısa sürede genel bir ayaklanmaya dönüştürdü. “Moranu li Franchiski!” (Fransızlara ölüm!) çığlığı sokakları doldurdu. Sabah olduğunda Palermo’da yaklaşık 2.000 Fransız ölmüştü. Bir ay içinde Messina da düşmüş, Charles’ın Konstantinopolis’i ele geçirmek için hazırladığı donanma limanda yanmıştı. Bu olay, sadece Sicilya Krallığı’nın kaderini değil, Akdeniz’in jeopolitik dengesini de kökten değiştirdi. “Sicilya Vesperleri” olarak bilinen bu isyan, hem yerel bir halk ayaklanması hem de büyük güçlerin (Bizans, Aragon ve Papalık) entrikalarının kesişim noktasıydı.
Tarihsel Arka Plan: Sicilya’nın Anjou Egemenliğine Geçişi
- yüzyılın ortalarında Sicilya Krallığı, Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu’nun Hohenstaufen hanedanı ile Papalık arasındaki uzun mücadeleye sahne oluyordu. İmparator II. Friedrich’in 1250’de ölümüyle taht kavgaları başladı. Friedrich’in gayrimeşru oğlu Manfred, 1258’de kendini kral ilan etti ancak Papa IV. Clement, onu aforoz ederek tahttan indirmek istedi. 1266’da Papa’nın davet ettiği Fransız prensi Charles d’Anjou (Charles I of Anjou), Benevento Savaşı’nda Manfred’i yenip öldürdü. 1268’de ise son Hohenstaufen varisi Conradin, Tagliacozzo Savaşı’nda yenilgiye uğratılıp Napoli’de idam edildi. Böylece Sicilya, Charles’ın “yamalı bohça” imparatorluğunun bir parçası haline geldi: Provence, Arnavutluk ve Sicilya onun elindeydi.
Charles, Sicilya’yı bir üs olarak görüyordu. Ada, onun asıl hayali olan Konstantinopolis’in fethi için lojistik ve mali kaynak sağlayacaktı. 1261’de Michael VIII Palaiologos’un Konstantinopolis’i Latinlerden geri almasıyla Bizans tehdidi doğmuştu. Charles, güçlü bir donanma kurarak bu sefere hazırlanırken Sicilya’yı küçümsüyordu. Yerli soylulara yönetimde yer vermiyor, yüksek vergilerle adayı sömürüyor, Fransız, Provençal ve Napoliten memurları kayırıyordu. Köylüler ağır vergiler altında eziliyor, memurların yolsuzluk, gasp ve şiddetinden şikayetçiydi. Sicilyalılar, kendi topraklarının yabancı bir tiranın fetih hayallerine kurban edildiğini hissediyordu.
Bu hoşnutsuzluk, dış güçler tarafından körüklendi. Bizans İmparatoru Michael VIII Palaiologos, Charles’ın işgal planını bozmak için ajanlar gönderip altın dağıttı. Aragon Kralı III. Peter ise Manfred’in kızı Constance ile evliydi ve Hohenstaufen mirasının meşru varisi olarak Sicilya tahtında hak iddia ediyordu. Peter’in sarayında, Charles’a karşı komplolar planlanıyordu. John of Procida gibi figürlerin rolü (bazı kaynaklarda abartılı olsa da) bu entrikaların simgesiydi.
30 Mart 1282: Vespers Saati ve Kanlı Başlangıç
Paskalya Pazartesi’si, 30 Mart 1282. Palermo yakınlarındaki Kutsal Ruh Kilisesi’nin önünde bayram coşkusu vardı. Fransız memurlar ve askerler de kutlamalara katılmıştı. Sarhoş bir Fransız asker (kaynaklarda Drouet olarak geçer) evli bir Sicilyalı kadına saldırdı. Kadının kocası, askerini bıçaklayarak öldürdü. O anda kalabalık ayaklandı. Diğer Fransızlara saldırıldı ve katliam başladı. Akşam duası (Vespers) çanları çalarken sokaklara “Moranu li Franchiski!” çığlığı yayıldı. Silahlı gruplar hanları, evleri basıyor, Fransızları, eşlerini ve çocuklarını öldürüyordu. Hatta Fransız rahiplerin sığındığı Dominiken ve Fransisken manastırlarına bile girildi.
Efsaneye göre, isyancılar bir “test” geliştirdi: Sicilyaca “nohut” anlamına gelen “ciciri” kelimesini telaffuz ettiriyorlardı. Fransızların “ş” sesini çıkaramayıp “sisiri” demesi ölüm anlamına geliyordu. Bu hikâye, olayın halk arasında nasıl efsaneleştiğini gösterir; bazı modern tarihçiler bunu sözlü gelenek olarak nitelendirir ancak katliamın gerçekliği tartışmasızdır. Sabah olduğunda Palermo’da yaklaşık 2.000 Fransız cesedi yatıyordu. Şehir isyancıların eline geçmişti.
Haber hızla yayıldı. İki hafta içinde Sicilya’nın büyük kısmı ayaklandı. 28 Nisan’da Messina’da da isyan patladı. Yerel lider Alaimo da Lentini önderliğinde Charles’ın limandaki donanması ateşe verildi. Gemiler yanarken Charles’ın Konstantinopolis hayalleri de küle döndü. Ada’nın tamamı altı hafta içinde Fransızlardan temizlendi; toplam ölü sayısı 4.000 ila 13.000 arasında tahmin ediliyor.
Sonuçlar ve Sicilya Vesperleri Savaşı (1282-1302)
İsyancılar tahtı III. Peter’e teklif etti. Peter, 30 Ağustos 1282’de Trapani’ye çıkarma yaptı ve 4 Eylül’de Palermo’da Sicilya Kralı olarak taç giydi. Charles, Napoli’den donanmayla Messina’yı kuşattı ancak başarısız oldu. Papa IV. Martin, isyancılara ve Aragon’a karşı aforoz kararı çıkardı. Savaş, sadece Sicilya ile sınırlı kalmadı; Aragon, Fransa, Papalık ve Bizans’ın dahil olduğu büyük bir Akdeniz çatışmasına dönüştü. Charles’ın ölümüyle (1285) oğlu II. Charles devam etti ancak Aragon üstünlüğü sağladı. Savaş 1302’de Caltabellotta Antlaşması ile sona erdi; Sicilya Aragon hanedanına geçti.
Michael VIII Palaiologos, anılarında “Sicilyalıların özgürlüğünü Tanrı’nın aracı olarak ben sağladım” diye övünüyordu. Gerçekte isyanın asıl sebebi Sicilyalıların kendi öfkesiyken, Bizans’ın mali ve diplomatik desteği belirleyici olmuştu. Charles’ın donanmasının yok olması, Konstantinopolis’in fethini engelledi ve Bizans’ı kısa süreliğine rahatlattı.
Tarihi Önemi ve Mirası
Sicilya Vesperleri, ortaçağ tarihinde ender görülen “halk ayaklanmalarından” biridir. Yalnızca hanedan kavgası değil, ağır vergi, yabancı zulüm ve kültürel aşağılanmaya karşı bir tepkiydi. Steven Runciman’ın klasik eserinde belirttiği gibi, Sicilyalılar “yabancı bir tiranın fetihleri için sömürülen” bir halktı. Olay, aynı zamanda “ciciri testi” gibi halk efsaneleriyle de kültürel hafızaya kazındı ve Giuseppe Verdi’nin I Vespri Siciliani operasına ilham verdi.
Bugün Sicilya Vesperleri, milliyetçilik öncesi bir “kimlik isyanı” olarak da yorumlanıyor. Ada halkının kendi kaderini belirleme iradesini simgeliyor. Charles d’Anjou’nun iddialı imparatorluk hayalleri, bir sarhoş askerin saldırısıyla başlayan isyanla suya düştü. Bu olay, Akdeniz’de Fransa-Anjou egemenliğinin sonunu getirdi ve Aragon’un yükselişini başlattı. 1282 baharı, sadece Sicilya’nın değil, bütün bir dönemin kaderini değiştirdi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder