Erich Fromm: Gerçek aşk, bütünlüğün ve bireyselliğin aynı anda varlığını sürdürdüğü bir birlikteliktir.
Bu, aşkın sadece bir bağlılık ya da bağımlılık durumu olmadığını; aynı zamanda her iki kişinin kendi kimliklerini, özgünlüklerini ve bireysel bütünlüklerini koruduğu bir bağ olduğunu ifade ediyor.
Bu Yaklaşımın Derinliği:
1. Bütünlük: Aşk, iki insan arasında kurulan bir bağdır. Bu bağ, her iki kişinin duygusal, ruhsal ve hatta bazen fiziksel olarak bir bütün oluşturmasını sağlar. Ancak bu bütünlük, bir tarafın diğerini ezmesi, değiştirmesi veya şekillendirmesi anlamına gelmez. Aksine, her iki tarafın da katkısıyla oluşur.
2. Bireysellik: Sağlıklı bir aşk, kişilerin kendi bireyselliklerinden ödün vermeden, olduğu gibi kabul edilerek bir arada bulunmasını gerektirir. Bir kişi, sevdiği için kendi benliğini feda etmek zorunda hissediyorsa, bu gerçek bir aşk değil, bağımlılık olabilir.
Fromm'un bu düşüncesi, aşkı yetişkin bir kişinin olgun bir bağlamda anlamasi için oldukça kıymetli.
Günümüzde birçok insan aşkı ya yalnızca “bir olma” hali ya da “özgürlüğünü koruma” çerçevesinde değerlendiriyor. Ancak gerçek aşk, iki zıt gibi görünen kavramı dengede tutabilme becerisidir.
İdeal bir ilişkide:
Birlikte büyümek ve gelişmek mümkündür.
Aynı zamanda her iki taraf da kendi hedeflerini, kimliğini ve hayallerini yaşatabilir.
Bu, karşılıklı saygı, güven ve anlayış ve yetişkin bir birey olmayı gerektirir.
Birbirini tamamlayan bireyler olmayı başaran çiftler bu dengeyi kurabilir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder