2024-11-16

Bilinç, Yapay Zekâ ve Anlam Arayışımız

Bilinç, Yapay Zekâ ve Anlam Arayışımız

Oliver Sacks, 1993 yılında Bright Air, Brilliant Fire: On The Matter Of The Mind adlı kitabı ele aldığı bir makalede, bilincin doğası ve insan olmanın anlamını sorgular. Bu yazıda, bilinci yalnızca hesaplamalarla açıklamanın yetersiz olduğunu vurgular:

"Zihin, yaşamın karmaşıklığını, hislerin ve düşüncelerin yoğunluğunu tamamen yansıtamaz," der Sacks.

Norbert Wiener’in sibernetik kavramından esinlenerek bilgisayarların insan zihnini taklit edebileceğine dair erken dönem heyecanları anımsatan Sacks, şu uyarıyı yapar:
“Herhangi bir yapay sistemin gerçek anlamda ‘zihne benzer’ olduğunu kabul etmeden önce çok dikkatli olmalıyız.”

Bilinci anlamak için, biyolojik gerçeklere dayanmak gerektiğini savunur. Sinir sistemi, duyular, hisler ve çevresel etkileşimler gibi unsurların birleşimi, bilincin temelini oluşturur.

Ayrıca, Sacks’a göre bellek ve deneyim, insan bilincinin özüdür. Deneyimler, sadece pasif izlenimler değil, organizmanın dünyayı yapılandırma ve yeniden yapılandırma sürecidir. "Bellek, organizmanın çevreye uyum sağlamasına olanak tanır ve bu süreçte 'benlik' genişler," der.

Sacks, bilincin, yalnızca beynin değil, bütün organizmanın çevreyle dinamik bir etkileşimi sonucunda ortaya çıktığını belirtir:
“Bilinç, mekanik bir modelle anlaşılamaz; bu, sürekli değişen, hisseden ve tepki veren bir organizmanın evriminden doğar.”

Yapay zekâya duyulan ilginin, insanların kendilerini doğanın üstünde görme arzusundan kaynaklandığını söyleyen Sacks, Spinoza’nın, bilincin bedenle bütünleşik olduğu fikrini hatırlatır:
“Dünya önceden belirlenmiş bir yapıya sahip değildir; biz, deneyimlerimiz ışığında kendi yapılandırmamızı yaratırız.”

Sacks, insan bilincinin anlam arayışından ve kendini geliştirme tutkusundan beslendiğini savunur. Bu durumun, yapay zekânın taklit edemeyeceği bir özgünlük taşıdığını vurgular:
Bilinç, yalnızca düşünceler değil, bir yaşam yolculuğudur; belirsizliklerle dolu, ama aynı zamanda yenilik ve maceralarla şekillenen bir süreçtir.

Sonuç olarak, Sacks, insan bilincini yalnızca hesaplama modellerine indirgemekten kaçınmamız gerektiğini ve bilincin özünün, deneyimle biçimlenen bir yaşam akışı olduğunu belirtir.

https://www.themarginalian.org/2023/05/02/oliver-sacks-making-up-the-mind/

Hiç yorum yok: