2014-05-21

Bilfen Nasıl Bir Okul. Bilfen İlköğretim maceramız

2006 yılında kızım ilkokula başladığı yıl idi. Birçok okul gezdik. Daha önce devlet okulu olsa da olur diyorduk. Hazırlık sınıfında örgenci sayısı göreceli olarak az olan bir okula kayıt yaptırdık. Müdür yardımcısı, okul ihtiyaçlarımızı karşılayamıyoruz, bağış yapma şansınız var mı diye sordu. Bizde ne kadar dedik, önerdiği oranda bağışta bulunduk. Ne yazık ki sınıf öğretmeni çocuklar ile pek ilgilenmiyordu. Tuvaletler gerçekten pisti. Kış ortasında bir gün çocuk bugün çok üşüdüm dedi. Olanları araştırmaya gittiğimde yakıt ödeneği olmadığından kaloriferi yakmadıklarını öğrendim. Neyse parası vereyim size yakıt alın yakıt gelince bana verirsiniz dedim. Maalesef öyle olmuyor dediler. Para kasaya girdikten sonra çıkma şansı yokmuş. Firmadan isteyin sonra ödersiniz, öneri üstüne öneri kaloriferler 1 hafta sonra yanmaya başladı. Devletin ve memurların işi yürütme biçimi işlerin ters gitmesine neden oluyordu. Umudu kestim. Özel okula verelim dedim eşimle. Araştırmaya başladık. Şu okul kötü, burada eğitim kötü, bu okul cemaatin. Görüşmelere, okul gezmelerine gittik. Kimisi gerçekten eğitimden anlamıyordu. Kimisi çözümsüzlük içinde çözümsüzlük.  Kimisi umursamaz biçimde bizi burnu havada karşıladı. Okullar içinde Bilfen öne çıktı. Çamlıca Bilfen ücreti yüksek görünse bile bu işten anladığı izlenimini veriyordu. Ders dışı olanakları da iyiydi. eskrim, okçuluk, yüzme, kaya tırmanışı, buz pateni, seramik, vs.. yok yoktu. Karar verdik, yazdırdık. Birinci sınıfta veliler ve sınıf öğretmenlerimiz, müdür yardımcımız gerçekten iyiydi. Yalnız yüzme hayal kırıklığı oldu. 3-4 haftada bir göstermelik bir yüzme seansı yapılıyordu.


Bilgisayar dersi de benim beklediğim gibi değildi. Sınıf öğretmenimizin yarattığı pozitif ortam sonraki senede sürdü. Spor işinde seçmelerin keyfi kriterlere göre yapıldığını gözlemledim.  Türkiye koşulları için normal dedim. Bilgisayar ile yaptığımız projeleri bilgisayar öğretmeni değerlendirmeye bile almayınca kendim görüşmeye gittim. Karşımda konuyu çok iyi bildiğini düşünen, diyaloğa kapalı birini buldum. Bir sunum hazırlayıp müdür ile paylaşayım dedim. Müdür ile görüşmek başbakan ile görüşmekten bile daha zor. 3-4 randevu iptalinden sonra sonunda başka bir ekip ile görüştürüldüm. Bu arada yeni sınıf öğretmeni ile sorunlar vardı. Müdür yardımcısı gebe olduğu için 10.5-11 de gelip 2'de 3’te çıkıyordu. Rehber öğretmen müdür yardımcısının bütün işlerini yapıyordu. İşler düzgün gitmiyordu. Öğretmen değişimi teklifini götürdük. Kabul edilmedi. Veli istemi ile öğretmen değişimi olmuyormuş. Ya okul değiştirecektik, ya kalacaktık. Fiyatı biraz düşük olan Bilfen Koşuyolunu düşündük. Öğrenci sayısı daha azdı. Havuzu yoktu ama Çamlıcadaki  havuzda göstermelik olmaktan öteye gitmiyordu. Paramız ile rezil olacağımıza değişikliğe karar verdik. Kalsak sorunlu öğretmen ile devam edecektik. Okul değiştirsek ertesi sene yeni öğretmen, yeni okul daha iyi veya daha kötü çıkabilirdi. Risk aldık ve iyiki almışız. Yeni öğretmenimiz ve okulumuz iyi çıktı. Burnundan kıl aldırmayan eski bilgisayar öğretmeni, 1-2 sene sonra ayrıldı. Bilgisayar öğretiminden umudumu kestim. Resim, sanat, spor aslında çok umurlarında değildi. Bunu net olarak anladık. Bunlar özellikle birinci sınıfta kayıt sırasında kullanılan birer pazarlama aracı idi. Büyük çocuklar ve öğretmenler sergiler için, küçüklerin resimlerini düzeltiyordu. Çocuklardan özgür ifade değil show için uygun  eserler üretmesi isteniyordu. 8. Sınıfa doğru yaklaşırken  diğer yan derslerin hepsi iptal edilmeye başlandı. Müfredat ağırlıklı bir program uygulanıyordu. Öğretmenler çocuklar için özet çıkarıyor. Öğretmenleri Whatsapp’tan, web’den ders yapıyor gece gündüz sınav hazırlığı yapılıyordu. Beslenme ile ilgili beklediğimizi de bulamadık.  Karbonhidrat ağırlıklı bir beslenme yapılırken kalori hesabı ve ölçüsü kaçıyordu. Glisemik endeksi yüksek besinler veriliyordu. Bu konuda da doğrusu muhatap bulamayınca uğraşmaktan vazgeçtim. Spor işine gelince sporun çocuğun beyinsel gelişimine pozitif katkı yaptığını anlatamadım. Spor, okul için saf zaman kaybı olarak algılanıp sınav için fiziksel aktivitesiz zihinsel aktiveler yapıldı.  Spor müfredat dışı olduğundan sınav için gerekli görünmüyordu. Spor saatleri iptal edilip yerine matematik Türkçe gibi dersler konuluyordu. Spor adına hafta sonları bir şeyler yapmaya çalıştık.


Sınavlar yaklaştıkça birde dershaneye başladık. Haftada 2 gün dershane vardı. Ancak ağır geleceğini düşündük. Hangisine gitmek istersen gidebilirsin dedik çocuğa. 1 gün yeter dedi. Bizde olur dedik. 8. yıl böylece oldukça  yoğun geçti. 7. yıl matematik öğretmenimiz pek iyi değildi. Matematikten özel ders almaya karar verdik. 8. yıl fen öğretmeni de iyi değildi. Allahtan okul zamanından fark edip 2. ayda fen öğretmenini  değiştirdi. Birinci sınavda 2 din, 1 fen yanlışı çıktı. Yılın geri kalanı azim, çalışkanlık, destek, ikinci sınav full geçti. Hayat sınavlardan ibaret değildi. Yalnız sistemimiz sınavı önemli kılıyor. Sınav geçince çocuklarda rahatladı, bizde. Spor faaliyetleri ve sanat akademik çalışma nedeniyle geri plana düşmüştü. Belki önümüzdeki aylarda ve yıllarda bunlara biraz daha zaman ayırabiliriz. Bilfen’de geçirdiğimiz 8 seneyi özetlersek bu okul sınav için hazırlanmayı biliyor diyebiliriz. Resim, spor ve diğer faaliyetler için aynı şeyleri söylemek mümkün değil. Çamlıca'da zaman zaman diyalog kuracak birini bulmakta zorluk çektik. Kalabalık bir okul. Ancak Koşuyolu daha küçük, sempatik bir okul, daha insani, diyaloğa daha açık bir okul. Ödev konusunda yapılan araştırmaları dikkate almadıkları, dengede aşırı ödeve kaçtıkları olmuştur.  Aşırı ödev tükenmişlik eşiğine getirebilmektedir.  Araştırmalar az ödevin ve aşırı ödevin olumsuz etkilerini gösteriyor. Çok ödev her zaman daha yüksek başarı demek demek değil.


Biz o grup verlilerden miyiz tam bilemiyorum ama bazı velilerin aşırı baskısı öğretmen baskısı ile birleşince çocuklar çocukluğunu yaşayamıyordu zaman zaman. Velhasıl bu dönem bitti. Artık yeni bir dönemdeyiz.
Unutmadan, defter, kitap satışları bildiğiniz gibi ticari, pahalı ve dışarıdan alınmaması için her tür numara  var. Örneğin İngilizce bir kitabı BilKid'den değil Amazon’dan almak istedim. Baskısı tükenmiş eski bir kitap olduğunu öğrendim. Eskiliğinden dolayı piyasada yokmuş. O kadar eski.  Herhalde piyasada kalan en sonuncuları alıp bize sattılar. Böyle numaralar da var. Bilginiz olsun. Bazen modern bazen şark zihniyeti. Son dakika aklıma geldi, bir de sinema klübü var. Sinema öğretmeni yaptığımız CD'yi açamadı. Böyle şeyler de yaşadık. Böyle bir öğretmen çocuğa video editing'i nasıl öğretsin? Kendisi CD açamıyor. Açmak için bilgisayar öğretmenini çağırıyor. Özet ile ilk gittiğimiz okul ile karşılaştırılmaz bile. Çizdikleri tablo yaptıkları reklamdaki gibi mükemmel mi? Hayır! Müfredat iyi gerisi show, balon.

15 yorum:

fatih burak mücahitoğlu dedi ki...

Merhaba,
Yazınızı dikkatle okudum. Çocuğun karekterine göre değişeceğini bilmekle beraber, siz Bilfen i önerir misiniz? Tekrar seçim yapabilseydiniz seçer miydiniz tüm artıları ve eksileriyle kendi çocuğunuz üzerinden değerlendirme yaptığınızda.
Teşekkürler,

nevit dedi ki...

Evet yine gönderirdim... :)

suzan alina dedi ki...

Çok güzel bir yazı olmuş hem olumsuz yönleri hem de olumlu yönleri ile eleştirmeniz takdir edilesi.Teşekkürler.Dürüst eleştiri bulmak inanılmaz zor zira.FMV Erenköy Işık İlköğretim'de cehennem gibi sene yaşadıktan sonra ben de soktum çocuklarımı Bilfen sınavına.Ben Sezin ile Bilfen arasında kaldım açıkçası.Bilfen İlköğretim'in akademik olarak iyi olması çok cezbedici.Son sene nefes aldırmayacak kadar bir tempoya girişleri ise düşündürücü.

Son iki senedir akli dengesinden şüphe ettiğim öğretmenler ve bu öğretmenleri koruyup kollayan yöneticilerle yaşadıklarımızdan sonra Tanrı'nın artık acıyacağını umut ediyorum.

evren demir dedi ki...

Suzan hanım merhaba mail adresim evrendemir1@gmail.com
Biz de fmv ışık velisiyiz, yazabilirseniz çok sevinirim özelden

Hikmet dedi ki...

İki farklı Bilfen tecrübesini okumak güzeldi.Emeğinize sağlık .Tüm artıları ve eksileri ile kesinlikle verilen o okul paralarını haketmediklerini düşünüyorum bir Ataşehir Bilfen velisi olarak.Sizin yaşadıklarınız bizim yaşadıklarımız yanında devede kulak kalır diyeyim Nevit Hanım.Burası son seçeneğiniz bile olmamalı bence.

Bir diğer konu bu sene inanılmaz bir başarı düşüşü yaşanıyor Bilfen de Teog sınavlarında .Anneler veryansın ediyor.Haftanın yedi günü gidiyorlar son sene.Okulda nefes aldırmazken çocuklara durum bu.Bu sene eğitim kalitesinin çok düştüğünü gözlemliyorum özellikle meşhur oldukları İngilizcede de vasat bir gidişat var.Ki benim Ataşehir Bilfen'e yazdırmamın birincil sebeplerindendi.

Hakan Adıyaman dedi ki...

Bu sene Ataşehir Bilfen'de belli ki müthiş bir yaprak dökümü olacak.Benim de çocuğum orada.Sanırım çoğumuz fellik fellik okul arıyoruz rezillikler diz boyu artık.Bu sene 50.800 yaptılar fiyatlarını.6 bine yakın servis parası 2000 e yakın kitap parası yine bir kaç bin lira giysi ve ıvır zıvır parası hariç bu ana paradan elbet.İdari problemler, öğretmen problemleri ,çocukların problemlerine çözüm bulamama, rehberlikte sınıfta kalmaları bir de bakanlığın açıklamalarına karşı en fazla yüzde 10 zam yapmaları gerekirken yüzde 15 zam yapmaları ...Daha sayılacak o kadar çok şey var ki.Cidden eğitimde eskisi gibi değil.Paramızla rezil oluyoruz

Bir de okulda idareciler açıklama yapıyor buz pateni ile havuzdan dolayı o yüksek ücretler.Yahu 1500 kişilik okulda toplasan 100 kişi kullanıyor onları.Limit var kullanacaklar için.Çocuklarımızı TEOG sınavında iyi okullara sokacağız diye hem çocuklar hem biz öyle yıpranıyoruz ki.Maddi anlamda çöktük iyice.Ödevlerden de nefes alamıyoruz artık boğuluyoruz.Dediğiniz gibi herşey aslında büyük bir şovdan ibaret.

Anenemun Nera dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Anenemun Nera dedi ki...

yıllar geçiyor bilfen aynı kalıyor galiba.benzer durumlar.birkaç iyi hoca yanında vasat hocalar en iyi ben bilirimler velinin önerilerine istek ve şikayetlerine biz böyleyiz işinize gelirseler falan


teog nedeniyle başka okuldan geldi diye dışladılar mesela çocuğumu ,çok mutsuz oldu kimse yardımcı olmadı.burnundan kıl aldırmayan iletişim ve empati yoksunu ,konuştuğunuzda inadına tekrarlayan bir sınıf öğretmenine düştük katmerli oldu.

tanıtma gününde Harvard'a verdiğimi hissetmiştim konuşmalarının sonrasında oysa.öyle pazarlıyorlar.
10 liralık esnaf lokantası kalitesinde adeta yemekler.tüketen haftasonu ödevleri.abartı fiyatlarla saf naylon hissi veren ya da 3 yıkamada ağzı gözü giden giysiler.bir kere giysi almakla bitmesin iş tabii tekrardan alalım

ataşehirin o şato gibi görüntüsü ne güzel değil mi?.ders müfredatları iyi.gerisi yalan dedikleri gibi.yıldım.



aslıhuman dedi ki...

Bahçeşehir Bilfen çocukları 2 gündür change.org da imza kampanyası başlattılar.Yemekler hijyenik değil içinden sürekli birşeyler çıkıyor .O kadar kötü ki salata ile karnımızı doyurmaya çalışıyoruz diye.Benim ki de başka bilfen'de o da diyor herşey vıcık vıcık yağlı buz gibi soğuk ya da etler tahta gibi ısırılmıyor diye.Aç kalıyoruz hep diyor.Bu kadar da sineğin yağını çıkarmayın kardeşim.en çok yemek ücreti alan okullardan biri.

Neco Oral dedi ki...

Bilfen Çayyolu İlkokulunda velilere ; 1.sınıfta Side by Side eğitimi , yani 30 saat boyunca ingilizce ve sınıf öğretmenin beraberce ders işlediği bilgisi veriliyor. Ancak gerçek öyle değil, ilk dönem başında 2 ay göstermelik olarak beraber ders verip sonra herkes kendi branşında ders vermeye başladı.

Hüma dedi ki...

Bilfen okullarının sahibi fatih beyi Bilfen Çayyolunda lobbydeki toplantı odasında kapı açık halde puro içerken siz ve çocuklarınız görebilir.. Hadi bizi geçtim yaa çocuklar... Şımarık ve hadsiz öğretmenlerden talebiniz olmasın sakın haaa hışımlarına uğrar kahrolursunuz eleştiriye ve öneriye asla açık değiller.. Müdür yardımcılarından bir tanesi oldukça yeteneksiz ve acemi her duyduğunu yalan yanlış müdürüne ileten adeta tele kulak... Ceza sistemleri acımasız okul gezisinde serviste yüksek sesle gülen çocukların disipline verildiği okul. Kırmızı kart sistemi felaket üç kırmızı kart alan çocuğun sınıfı değişiyor (kırmızı kart eften püften sebeplerden alınıyor 2 kez ödevini yapamaması gibi).. Bilfen ankarayı düşünenler tekrar düşünsünler derim fiyat profosyonel ama hizmet oldukça amatör.. İki senelik bilfen serüvenimizi bu sene sonlandırmış olmanın sevincini yaşıyoruz...

ayşeelifaydın dedi ki...

Bilfen Ataşehir'e teog da başarılı olsun diye güç bela bütün imkanlarımızı zorlayarak çocuğumuzu yazdırdık.Yazdırmaz olaydık.Ben ömrümde bu kadar saldırgan (çocuk demeye bin şahit) azmanı ilk defa bu kadar fazla sayıda bu okulda gördüm.

küçük de değiller ortaokul çocukları bunlar.Ona göre verin çocuğunuzu bana bunu söyleselerdi ben de ona göre karar verir tercihimi yapardım.kenar mahallelerde ki devlet okullarında bulamazsınız bu olayları.Anlatsam ağzınız açık kalır.Teog başarıları batsın!

bu kadar tehlikeli davranışlar sergileyen çocuklara karşı bu kadar görmezlikten gelen yumuşak davranan ne müdür yardımcısı ne de şikayet edip yardım isteyen çocuğu duymazdan gelen öğretmenler görmedim.Yılın bitmesine az kaldı dedim ki sağ salim şu okuldan alayım kurban keseceğim.

Unknown dedi ki...

Selamlar,
Biz de okul arayışındayiz ve ışık erenköy listemizde ilk sıralarda .birçok blog okudugum yorumlar sonrası kafam allak bullak oldu :((yaşadığınız sıkıntılar hakkında biraz daha bilgi alabilir miyiz?

ibrahim linker dedi ki...

Sosyal yönden zayıflığını eleştiriler kişisel bir yazı . Adamlar 3 ay evvel müfredatı bitirip 2 kere daha tekrar yaparak sadece abartılı teog hazırlığı veriyor .sonuç mu ; bu kişisel yorumu yapan arkadaş burada öyle popülizm yapsada -. Sınav da 1 yanlış (din netlerine özelde bakmıyorlar-bu sebeptendir din müfredatını zayıf verdikleri için o din 2 yanlışlarda) , 2. Sınav full : Veli'nin g... tavan yapmıştır . Bebesi de Üsküdar Amerikan gitmiştir . Bunu eşe dosta "benim ki hiçççç çalışmadı ama Üsküdar Amerikan 'da " diye anlatırken inceden inceden g.. de tavan yapıyordur. Hatta Bebesine şimdiden ABD de üniversite seçmeye bile başlamıştır. Bu veliye bu imkanı veren bilfenin kalori hesabını yapmasın.

Sermed Havuz Sistemleri dedi ki...

Biz de yaklaşık 3 yıldır FMV Erenköy deyiz....artik öğretmenin hakaretlerine tahammül edemeyeceğiz...sirf Atatürkçü özgüveni yüksek sosyal bir cocuk olsun diye binbir zorlukla soktuğumuz çocuğumuzu seneye 4.sinifta aliyoruz...Kampus olarak hiçbirşey söyleyemem fakat sosyallik her okulda olduğu gibi parayla....Onemli olan ogretmen...cocuklari rencide edip ozguvenini zedeleyip hakaretler edip artik işi temasa getirince kampüsmus okulun ismiymiş düşünmüyorsunuz...