2026-01-29

Sevgi Salman Ünver, Biyolojik ve Sosyal Bağlantısallık: Hedef Nobel Konferansı ve Moleküler Bakış Açıs

Biyolojik ve Sosyal Bağlantısallık: Hedef Nobel Konferansı ve Moleküler Bakış Açısı

Bu belge, "Hedef Nobel" konferans dizisi kapsamında Dr. Sevgi Salman Ünver'in sunumu ve ardından gerçekleşen panel tartışmalarından elde edilen temel içgörüleri, bilimsel perspektifleri ve stratejik çıkarımları sentezlemektedir. Belge, moleküler düzeydeki bağlantısallığın toplumsal ve küresel sistemlere nasıl yansıdığını, özellikle COVID-19 pandemisi ışığında incelemektedir.

https://youtu.be/E93JeGsx-sw?si=yd0sYtgCnNXFqRsD

Özet: Kritik Çıkarımlar

Sunum ve tartışmaların merkezinde, yaşamın en küçük birimi olan moleküllerden küresel toplumsal yapılara kadar her şeyin bir "bağlantısallık" (connectivity) içinde olduğu fikri yer almaktadır. Temel çıkarımlar şunlardır:

  • Genom Çağından Bağlantısallık Çağına Geçiş: Sadece gen dizilimini bilmek (Genom Projesi) yaşamı anlamak için yeterli değildir; asıl mesele bu genlerin çevre, proteinler ve mikroorganizmalarla olan karmaşık etkileşim ağını çözmektir.

  • COVID-19'un Aynalık Görevi: Pandemi, insanlığın sınır, sınıf veya zenginlik gözetmeksizin biyolojik olarak ne kadar birbirine bağlı olduğunu ("Homo sapiens" ortak paydası) kanıtlamıştır.

  • Sağlıkta Paradigma Değişimi: Geleceğin sağlık sistemi; yapay zeka destekli, önleyici (preventive), kişiye özgü ve hastane merkezli olmaktan çıkıp "evde sağlık" modeline evrilen bir yapıya dönüşmektedir.

  • Devlet Kapasitesi ve Şeffaflık: Kriz yönetimi başarısı; devletin teknolojik kapasitesi ile toplumun devlete olan güveni ve sivil katılımı arasındaki dengeye bağlıdır.

  • Bilimsel Yöntem İhtiyacı: Uzmanlık bilgisi tek başına yeterli değildir; doğru bilgi üretimi için bilimsel yöntem ve mantık yürütme süreçlerinin (epistemoloji) eğitimi kritiktir.


1. Moleküler Düzeyde Bağlantısallık: "Omik" Evrenler

Dr. Sevgi Salman Ünver, biyolojik sistemlerin anlaşılmasında 1953'te DNA'nın yapısının çözülmesinden bugüne gelinen süreci "Omik" çalışmaları üzerinden tanımlamaktadır. Artık canlılık, tekil parçalar üzerinden değil, bu parçaların oluşturduğu ağlar (network) üzerinden okunmaktadır.

1.1. Omik Çalışma Alanları ve Tanımları

Alan

Kapsam ve Bağlantısallık Rolü

Genom

DNA diziliminin tamamı. Yaşamın temel kodlarını içerir ancak tek başına dinamik süreçleri açıklamaz.

Proteom

Genlerin sentezlediği proteinlerin etkileşim ağı. Fonksiyonel düzeydeki bağlantıları gösterir.

Metabolom

Metabolik süreçlerin bütünü; çevresel koşullar, yaş ve sosyo-ekonomik yapıyla etkileşim halindedir.

Epigenom

Genlerin hangi koşullarda aktif veya inaktif olacağını belirleyen kontrol mekanizması. "Çevre ile genin buluşma noktasıdır."

Mikrobiyom

İnsan vücudundaki mikrop popülasyonu. İnsan hücresinden (30 trilyon) çok daha fazla mikrop hücresi (100 trilyon) olduğu gerçeğiyle, insanın aslında bir "ekosistem" olduğu vurgulanır.

Konnektom

Beynin bağlantısallık haritası; sinirsel ağların çalışma mekanizmasını inceler.

1.2. Epigenetik ve Çevresel Etki

Bağlantısallığın en somut örneği epigenomdur. Bir genin varlığı, onun mutlaka ifade edileceği anlamına gelmez. Çevresel faktörler genleri "susturabilir" veya "aktive edebilir". Bu durum, sağlığın sadece kalıtımsal değil, bütünsel bir çevre etkileşimi olduğunu ortaya koyar.


2. COVID-19 Pandemisi ve Küresel Bağlantısallık

Konferansta COVID-19, moleküler bir mutasyonun küresel sistemleri nasıl durma noktasına getirdiğinin en çarpıcı örneği olarak ele alınmıştır.

  • Sınır Tanımayan Tehdit: Virüsün statü, para, sınıf veya sınır tanımaması, biyolojik bağlantısallığın toplumsal yansımasıdır.

  • Ortak Payda "Homo Sapiens": Pandemi, insanlığın tüm yapay kimliklerinden sıyrılıp sadece "insan türü" olmaktan kaynaklanan ortak riskini hatırlatmıştır.

  • Bireysel ve Kolektif Sorumluluk: "Bir komşum iyileşmeden ben iyileşemeyeceğim" bilinci, bağlantısallığın etik boyutunu oluşturur. Dünyanın herhangi bir yerindeki risk, her yer için risktir.


3. Sağlık Hizmetlerinin Geleceği ve Teknoloji

Tartışmalarda, mevcut sağlık sistemlerinin hiyerarşik ve verimsiz yapısının değişmek zorunda olduğu vurgulanmıştır.

3.1. Yapay Zeka ve Dijital Dönüşüm

  • Maliyet ve Verimlilik: Yapay zeka, sağlık giderlerini düşürmek ve teşhis süreçlerini hızlandırmak için bir zorunluluktur.

  • Rol Değişimi: Doktorların yapay zeka ile yer değiştirmesi değil, yapay zekayı bir destek mekanizması olarak kullanıp daha kompleks vakalara odaklanması beklenmektedir. Rutin işler ve veri analizleri algoritmalar tarafından devralınacaktır.

  • Uzaktan Sağlık (Telehealth): Hastanelerin sadece ağır vakalar için kullanıldığı, birinci basamak sağlık hizmetlerinin ise dijital araçlarla evlere taşındığı bir modele geçiş hızlanmaktadır.

3.2. Paradigma Değişimi: "Önce Zarar Verme"den "Tahmin Et ve Önle"ye

Geleneksel tıbbın "reaktif" (hastalık oluştuktan sonra tedavi eden) yaklaşımı yerini, veri bankaları ve mutasyon takipleriyle riskleri önceden tahmin eden "proaktif" ve "önleyici" bir modele bırakmaktadır.


4. Devlet Kapasitesi, Toplum ve Etik

Pandemi yönetimi, farklı ülke modellerinin (Almanya, Güney Kore, ABD, Türkiye) karşılaştırılmasına vesile olmuştur.

  • Devlet Kapasitesi: Güçlü devlet, baskıcı devlet değil; veri toplayabilen, vergi sistemini doğru yürüten, eğitim ve sağlık altyapısını her vatandaşa ulaştırabilen "kapasiteli" devlettir.

  • Güven Sorunu: Türkiye örneğinde, dijital verilerin (e-Nabız vb.) paylaşılmaması ve şeffaflık eksikliği, toplumsal güveni sarsan ve salgın yönetimini zorlaştıran bir unsur olarak belirtilmiştir.

  • Kişisel Veriler ve Kamu Sağlığı: Kriz anlarında (Güney Kore örneğinde olduğu gibi) kişisel verilerin korunması ile kamu sağlığı arasındaki dengede, yaşam hakkının önceliği vurgulanmıştır. Ancak bu sürecin toplumla şeffaf bir iletişim içinde yürütülmesi gerektiği ifade edilmiştir.


5. Bilimsel Yöntem ve Eğitim Eleştirisi

Konferansın kapanışında Dr. Muhtar Çokar, bilimsel üretimin kalitesine dair yapısal bir eleştiri sunmuştur:

  1. Uzmanlık vs. Yöntem: Bir alanda uzman olmak (teknik bilgi), o alanın bilimini doğru yapmayı garanti etmez. Bilimsel yöntem (mantık, varsayım, tümdengelim/tümevarım) eğitimi eksiktir.

  2. Epistemolojik Eksiklik: "Bilgi nedir?", "Gerçeklik nedir?" gibi temel soruların yanıtlanmadığı bir eğitim sistemi, sadece teknik operatörler yetiştirir. Nobel hedefi için teknik becerilerin bilim felsefesiyle birleşmesi şarttır.


Önemli Alıntılar

"Yunus Emre'nin 'Bir ben var bende, benden içeri' dediği şey acaba genom muydu?" — Dr. Sevgi Salman Ünver

"Biyolojik sistemler, sosyal medyadaki etkileşimler gibi dinamiktir; bir bağlantı eklenir, biri çıkar, sistem sürekli kendini yeniden düzenler." — Dr. Sevgi Salman Ünver

"Güçlü devlet, ceberrut polis devleti demek değildir; kapasitesi olan, doğrudan gelir vergisi toplayabilen ve herkesin kırmızı ışıkta durmasını sağlayan devlettir." — Cengiz Bey

"Bir komşum iyileşmeden ben iyileşemeyeceğim duygusu, bağlantısallığın en büyük dersidir." — Dr. Sevgi Salman Ünver

"Salgınla mücadele ettiğimiz kadar kötü yönetimle de mücadele etmemiz lazım. Veriler paylaşılmıyor, dijital sağlık önündeki engeller kaldırılmıyor." — Melih Hoca


 

Hiç yorum yok: