Wilhelm Reich: “Hayatı kontrol etmeye çalışmayın, onu yaşayın.”
Kontrol etme çabası, insanın hem doğası hem de güvenlik arayışıyla yakından ilişkilidir.
Ancak Reich, bu kontrol arzusunun aslında hayatın özünü kaçırmamıza neden olabileceğini ve bizi anı yaşamaktan alıkoyduğunu vurguluyor.
Hayatı Kontrol Etme ve Akış:
1. Kontrol Çabası: Hayatı kontrol etmeye çalışmak, belirsizlikten kaçınma ve güvenli bir alan yaratma arzusundan doğar. Ancak bu çaba, genellikle bizi stresli, kaygılı ve mutsuz hale getirebilir. Çünkü hayat, kontrol edilemeyecek kadar karmaşık ve tahmin edilemezdir.
2. Akışta Olmak: Reich’in önerdiği "hayatı yaşamak," akışta olmayı ve hayatın getirdiği zorlukları, güzellikleri, belirsizlikleri kabullenmeyi içerir. Bu, teslimiyet değil; hayatın doğal ritmine uyum sağlama ve her anın potansiyelini kabul etme halidir.
3. Özgürlük ve Spontanlık: Reich, özgür ve spontan bir yaşamın önemini sık sık vurgular.
Ona göre, hayata kontrol arzusuyla yaklaşmak, bizi kendi enerjimizden, doğal mutluluğumuzdan ve yaratıcılığımızdan koparır.
Hayatı kontrol etmeye çalışmak, aslında insanın kendi korkularına ve güvensizliklerine karşı bir savaşıdır.
Ancak bu savaşın kazananı yoktur; hayatı "yaşamak," bu korkuların ötesine geçip, belirsizliklerle birlikte var olmayı öğrenmektir.
Kontrolü bırakmak, hayatın sunduğu her şeyi (hem iyi hem kötü) kucaklama cesaretini gerektirir.
Hayatı yaşamak demek:
Belirsizliği kabul etmek,
Hatalar yapmaktan korkmamak,
Mutluluğu planlar arasında değil, anlarda bulmak.
Bu yaklaşım, yaşamın güzelliğini ve derinliğini daha iyi fark etmemizi sağlar. Çünkü kontrol arayışı, çoğu zaman bizi şu anki deneyimlerden koparır ve gelecekle ilgili kaygılarla doldurur.
Soru:
Hayatı kontrol etmekle akışa bırakmak arasında bir denge kurmak sence mümkün mü?
Kendini bu konuda hangi tarafta buluyorsun: Daha çok kontrol etmeye çalışan bir insan mı, yoksa akışta yaşamayı tercih eden biri mi?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder